Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), içecek sektörünün köklü markalarından Meysu Gıda’nın halka arzına onay verdi. Ancak bu onay, şirketin sermaye piyasalarına tartışmasız girdiği anlamına gelmiyor. Aksine Meysu, yıllardır kamuoyuna yansıyan ürün kalitesi, sağlık, reklam ve rekabet eleştirileriyle birlikte yatırımcı karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Borsaya açılıyor, eski defterler yeniden açıldı
Halka arz süreciyle birlikte Meysu’nun yalnızca finansalları değil, geçmişte geride bıraktığı dosyalar da yeniden masaya yatırıldı. Tüketici şikâyetlerinden resmi kurum incelemelerine kadar uzanan başlıklar, şirketin “büyüme hikâyesi” kadar dikkat çekiyor.

Bozuk ürün, yabancı madde, patlayan şişe iddiaları
Meysu markası son yıllarda özellikle tüketici platformlarında sert eleştirilerin hedefi oldu. Son kullanma tarihi geçmemiş ürünlerde bozulma, ambalajlardan yabancı madde çıkması, sızdıran kutular ve hatta cam şişelerin patladığına dair paylaşımlar, şirketin kalite kontrol süreçlerini tartışmalı hale getirdi.
Bu şikâyetlerin önemli bir bölümü kamuoyuna açık mecralarda kayıt altına alınmış durumda.
“Doğal” algısı ile içerik tartışmaları
Şirketin pazarlama dilinde sıkça vurgulanan “doğal” ve “%100” ifadeleri de eleştirilerin merkezinde yer aldı. Yüksek şeker içeriği, renklendirici kullanımı ve besin değeri tartışmaları, Meysu ürünlerinin sağlık algısını zedeleyen başlıklar arasında gösterildi. Uzman değerlendirmelerinde hazır meyve sularının “masum” olmadığı vurgulanırken, bu tartışmalar halka arz sürecinde yatırımcıların da gündemine girmiş durumda.
Reklam kurulu ve rekabet dosyaları
Meysu’nun bazı ürünleri geçmişte yanıltıcı reklam iddialarıyla resmi incelemeye konu oldu. Reklam dili ile içerik arasındaki uyumsuzluk, markanın güvenilirliğini sorgulatan gelişmelerden biri olarak kayda geçti.
Bununla birlikte şirket hakkında yeniden satış fiyatları üzerinden Rekabet Kurumu tarafından başlatılan soruşturma, Meysu’nun ticari uygulamalarının da mercek altında olduğunu gösteriyor.
İşçi grevi, kurumsallaşma ve yönetim eleştirileri
Meysu’nun geçmişinde yer alan uzun süreli işçi grevi ve yıllar içinde dile getirilen “kurumsallaşma eksikliği” eleştirileri, şirketin yalnızca ürünleriyle değil, yönetim anlayışıyla da sorgulandığını ortaya koyuyor. Halka arz sonrası bu başlıkların şeffaflık açısından daha yakından izleneceği ifade ediliyor.
Halka arz bir fırsat mı, itibar testi mi
Piyasa çevrelerine göre Meysu’nun halka arzı, sadece sermaye artırımı değil, aynı zamanda itibar sınavı niteliği taşıyor. Şirketin;
-
Ürün güvenliği
-
Tüketici şikâyetlerine yaklaşımı
-
Reklam ve pazarlama dili
-
Kurumsal yönetim uygulamaları
konularında atacağı adımlar, hisse performansından önce yatırımcı güvenini belirleyecek.
Borsaya açılmak, hesap verme dönemini başlatıyor
SPK onayıyla birlikte Meysu artık yalnızca raflardaki bir marka değil; kamuoyuna ve yatırımcıya karşı daha yüksek hesap verebilirlik yükümlülüğü taşıyan bir şirket konumuna geliyor.
Geçmişte eleştirilen başlıkların bu yeni dönemde nasıl yönetileceği ise, halka arzın gerçek başarısını belirleyecek ana unsur olarak görülüyor.




