Yargıtay, çalışma hayatında fiziksel koşulların iyileştirilmesine yönelik tarihi bir emsal karara imza attı. Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş tarafından gündeme taşınan karara göre, iş yerinde merkezi ısıtma sisteminin bulunmaması veya yetersiz olması nedeniyle sağlık sorunları yaşayan çalışanlar, iş sözleşmelerini "haklı nedenle" feshetme hakkına sahip oldu. Yerel mahkemenin "istifa" olarak değerlendirdiği davanın temyiz sürecinde Yargıtay, sanayileşme ve üretimin işçinin beden sağlığı pahasına yürütülemeyeceğini vurguladı.
Isınma yetersizliği iş sağlığı suçu sayıldı
Yüksek Mahkeme kararında, Anayasa ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yanı sıra Türkiye’nin taraf olduğu ILO’nun 155 sayılı sözleşmesine atıfta bulunuldu. İşverenlerin, çalışanların insan onuruna yakışır ve sağlıklı bir ortamda görev yapmalarını sağlama yükümlülüğü olduğu hatırlatıldı. Tanık beyanlarıyla sabitlenen "aşırı soğuk" ortam, mahkemece işçinin sağlığını tehdit eden temel bir unsur olarak kabul edildi.
Maliyet yönetimi ve işçi hakları dengesi
2026 yılı itibarıyla yükselen enerji maliyetleri karşısında bazı işletmelerin ısınma giderlerinden tasarruf etme eğilimi, bu kararla birlikte yasal bir bariyere çarpmış oldu. Şirketlerin operasyonel maliyetleri kısma stratejilerinin, iş hukuku kapsamında "kıdem tazminatı yükü" olarak geri dönme riski arttı. Uzmanlar, işverenlerin fiziksel çalışma standartlarını revize etmemeleri durumunda ciddi tazminat davalarıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.




