Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) haftalık bülteninde, Q Yatırım Bankası AŞ’nin yurt dışı satışı kapsamında gerçekleştireceği 1 milyar TL nominal tutarlı tahvil ve finansman bonosu ihracını onayladı. Kurulun bu kararı, bankanın hakim ortağı hakkındaki ağır adli süreçlerin gölgesinde alındı.
Piyasa güvenilirliği ve denetim standartları
Hakim ortak Ali Ercan hakkında yürütülen kara para aklama ve tefecilik soruşturmaları finans çevrelerinde yakından takip ediliyor. Adli makamlarca yürütülen soruşturma kapsamında Ercan’ın tutukluluk halinin sürmesi, SPK’nın verdiği ihraç onayının etik ve teknik boyutuyla tartışılmasına yol açıyor.
Yatırımcılar ve piyasa aktörleri, adli süreçleri devam eden bir kurumun borçlanma piyasasına dahil edilmesini risk unsuru olarak değerlendiriyor. Yurt dışı satış odaklı bu ihracın uluslararası piyasalardaki Türkiye algısı üzerindeki etkisi ise ekonomi yönetiminin ajandasında kritik bir yer tutuyor.
Yargı süreci ve finansal tablo ilişkisi
Q Yatırım Bankası’nın borçlanma talebinin onaylanması, bankanın operasyonel süreçlerinin adli dosyalardan bağımsız değerlendirildiğini gösteriyor. Ancak hakim ortağın tutukluluk hali, kurumun yönetim kurulu yapısı ve uzun vadeli stratejileri üzerindeki belirsizliği koruyor.
Söz konusu ihracın yurt dışı yatırımcı nezdinde nasıl bir karşılık bulacağı, 2026 yılı sermaye piyasası disiplini açısından belirleyici bir test olacak. Kamuoyu, adli sürecin bankanın finansal sürdürülebilirliği üzerindeki olası etkilerini izlemeye devam ediyor.





