İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi. Pezeşkiyan, ülkenin en üst otoritesine yönelik bu saldırının, doğrudan İran milletinin varlığına ve egemenliğine karşı bir savaş ilanı anlamına geldiğini vurguladı.

IMF yeni raporunda Türkiye için beklentileri yukarı çekti
IMF yeni raporunda Türkiye için beklentileri yukarı çekti
İçeriği Görüntüle

Yaptırımlar ve ekonomik savunma hattı

Açıklamasında İran halkının içinde bulunduğu ekonomik zorluklara da değinen Pezeşkiyan, yoksulluğun ve yaşam standartlarındaki düşüşün birincil sorumlusu olarak ABD hükümeti ve müttefikleri tarafından uygulanan yaptırımları işaret etti. Pezeşkiyan, "İnsanlık dışı yaptırımlar ve uzun süredir devam eden düşmanlık, halkımızın yaşadığı zorlukların ana nedenidir" ifadelerini kullanarak, Batı’nın uyguladığı ekonomik baskı modeline karşı direnç mesajı verdi.
Pezeşkiyan ve Trump arasındaki liderlik gerilimi ve yaptırımları içeren haber infografiği.

Washington-Tahran hattında liderlik tartışması

Gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hamaney’i "hasta bir adam" olarak nitelemesi ve İran’da bir yönetim değişikliğinin (regime change) vaktinin geldiğini savunmasıyla yeni bir boyuta ulaştı. Trump, İran’ın mevcut liderlik altında "dünyanın yaşanabilecek en kötü yeri" haline geldiğini iddia ederken, Tahran yönetimi bu söylemleri egemenlik haklarına doğrudan müdahale ve bölgesel bir çatışmanın fitilini ateşleme girişimi olarak değerlendiriyor.

ANALİZ :

Endeks24 analistlerinin jeopolitik risk projeksiyonlarına göre, liderlik düzeyindeki bu karşılıklı sert söylemler, 2026 yılının ilk çeyreğinde Orta Doğu’daki enerji koridorları ve ticaret rotaları üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor. Trump yönetiminin "maksimum baskı" politikasını liderlik değişimini zorlayacak bir retoriğe dönüştürmesi, Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik mimarisi üzerinde sismik etkiler yaratabilir.

Washington-Tahran hattındaki bu söylem savaşı, piyasalar tarafından "kontrol edilebilir gerilim" eşiğinin zorlanması olarak yorumlanıyor. Endeks24 Analiz Masası’nın stratejik modellemelerine göre, liderlik değişimine yönelik açık çağrılar, bölgedeki diplomatik çözüm kanallarını daraltırken savunma harcamalarının ve risk primlerinin yükselmesine neden oluyor. İran tarafının "topyekun savaş" ifadesini kullanması, sadece askeri bir hazırlığı değil, aynı zamanda bölgesel vekalet savaşlarının yeniden mobilize edilme riskini de barındırıyor. Küresel enerji arz güvenliği üzerindeki baskı, 2026 yılı makroekonomik dengeleri açısından en kritik risk faktörü olarak izlenmeye devam ediliyor.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Bölgesel ve Stratejik Etki Analizi