Ekonomi yönetiminin dezenflasyon programı çerçevesinde yıllık enflasyonun %30,7 seviyesine gerilemesi makro açıdan olumlu bir tablo çizse de, Ocak ayına özgü fiyat şokları mikro düzeyde hanehalkı bütçesini sarstı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ocak ayı enflasyonunda olumsuz hava koşulları nedeniyle artan gıda fiyatlarının ve dönemsel unsurların belirleyici olduğunu ifade ederken; arz yönlü adımlarla dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Ancak veriler, Ocak ayında yapılan nominal artışların bir refah artışından ziyade, geçmiş dönem kayıplarını telafi etmeye çalışan bir mekanizma olarak kaldığını gösteriyor.
Maaş artışları ve enflasyon arasındaki negatif makas
2026 yılına yönelik yapılan maaş düzenlemelerinde memurlara %18,60, asgari ücrete ise yıllık %27 oranında artış yapılmıştı. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için bu oran %12,19 seviyesinde kalırken, en düşük emekli maaşı 20 bin TL'ye tamamlanmıştı. Ocak ayındaki %4,84’lük tüketici fiyat artışı, asgari ücrette yaklaşık 1.358 TL, 20 bin TL alan bir emeklinin gelirinde ise 968 TL’lik bir satın alma gücü kaybına yol açtı. Bu durum, yapılan artışların vatandaşın cebine yansımadan fiyat artışlarına yenik düştüğünü kanıtlıyor.
Gecikmeli endeksleme ve fiyatlama davranışları
Ekonomi literatüründe "reel ücret erozyonu" olarak tanımlanan bu süreçte temel sorun, ücretlerin 6 ayda veya yılda bir güncellenmesine karşın fiyatların her ay artmaya devam etmesidir. Enflasyonun hızı yavaşlasa dahi "fiyat seviyesi" yüksek kaldığı için hanehalkı hissedilen hayat pahalılığında bir azalma yaşamıyor. Özellikle gıda, kira ve temel hizmet kalemlerindeki katılık, sabit gelirlinin harcama kapasitesini baskılamaya devam ediyor. Ekonomi yönetimi, bu sürecin geçici olduğunu ve yapısal adımlarla kalıcı refah artışının sağlanacağını belirtse de, mevcut tablo alım gücünün sürekli geriden geldiğini işaret ediyor.
MAAŞLARIN İLK AYDAKİ REEL KAYIP TABLOSU
| Gelir Grubu | Ocak Maaşı (Nominal) | Ocak Enflasyon Kaybı (%4,84) | Kalan Alım Gücü |
| Asgari Ücret | 28.075 TL | 1.358 TL | 26.716 TL |
| Emekli Aylığı | 20.000 TL | 968 TL | 19.032 TL |
| Memur Maaşı (Ort.) | 55.000 TL | 2.662 TL | 52.338 TL |
ANALİZ:
Hanehalkı gelir setleri ve tüketim endeksleri üzerinden yürüttüğümüz rasyonel modellemeler, dezenflasyon sürecinin en kritik risk noktasının "toplumsal dayanıklılık eşiği" olduğunu göstermektedir. Ocak ayı verilerini makro projeksiyonlarımızla incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
Mevcut ücret ayarlama mekanizması, enflasyonun "önden koştuğu" bir ortamda reel gelirleri sürekli geride bırakmaktadır. %4,84'lük Ocak enflasyonu, nominal artışların etkisini sadece 30 gün içinde nötrlemiş durumdadır. İNA ve çarpan analizlerimize göre, eğer aylık enflasyon ana eğilimi %2,5 seviyesinin altına kalıcı olarak inmezse, asgari ücretin reel değeri yılın ikinci çeyreğinde 2025 yılı ortalamasının altına gerileyecektir. Bu durum, iç talepte sert bir daralma yaratarak büyüme hedefleri üzerinde yapısal bir direnç oluşturabilir. Stratejik olarak, dezenflasyon programının başarısı sadece rakamsal düşüşe değil, bu düşüşün hanehalkı bilançolarındaki "hissedilen maliyeti" nasıl yönettiğine bağlı olacaktır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Nominal ücret illüzyonu ve reel gelir aşınması projeksiyonu
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




