Midas Menkul’ün sosyal medyada yürüttüğü reklam kampanyaları sert eleştirilerin odağında. Şirketin fenomenlere hazırlattığı içeriklerde “samimi” ve “doğal” bir ton kullanılmasını istemesi, reklamın reklam gibi görünmeden tüketiciyi ikna etme stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Belgelerde açıkça görülen talimatlar, fenomenlerin Midas markasını öne çıkarırken içeriklerini “işbirliği gibi değil”, daha çok deneyimlerini anlatan sıradan paylaşımlar gibi sunmasını şart koşuyor. Böylece tüketici, karşısına çıkanın ücretli bir reklam olduğunu fark etmiyor ve markaya karşı olumlu bir algı geliştiriyor.
Reklamı saklama çabası güven zedeliyor
Midas’ın bu yaklaşımı, reklam etiğine aykırı bulundu. Uzmanlara göre, markaların tüketiciyi yanıltacak şekilde gizli reklam yapması güven ilişkisini yıpratıyor. Kullanıcıların duygularını ve fenomenlere duydukları güveni istismar eden bu yöntem, etik dışı bir manipülasyon biçimi olarak nitelendiriliyor.

Algı yönetimine yasal ve etik tepki
Tüketici dernekleri ve hukukçular, markaların bu tür uygulamalarını açıkça aldatıcı reklam olarak nitelendiriyor. Reklam olduğu belirtilmeyen içeriklerin hem yasal düzenlemelere hem de ticari etik ilkelerine aykırı olduğu belirtiliyor. Türkiye’de yürürlükteki düzenlemeler gereği, içeriklerin reklam olduğunun açıkça belirtilmesi zorunlu.
Midas’ın belgelerde “işbirliği değil” vurgusu yaparak fenomenlerin doğal ve özgür göründüğü bir algı yaratmak istemesi ise, sosyal medyada ciddi bir tepkiye neden oldu.
Uzmanlar, şeffaf olmayan bu tür uygulamaların sadece tüketiciye zarar vermekle kalmadığını, uzun vadede markaların itibarına da ciddi zarar vereceğini söylüyor.





