Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol ve rafine ürün net ihracatı bir haftada yüzde 50,8 azalmasına rağmen petrol fiyatları geriledi. Reuters’ın Barclays verilerine dayandırdığı hesapta akış, 24 Temmuz’da sona eren haftada günlük 5,9 milyon varilden 2,9 milyon varile inerken Brent vadeli işlemleri 28 Temmuz Türkiye saatiyle 07.21 itibarıyla yüzde 1,66 düşüşle 86,89 dolara, WTI yüzde 1,76 kayıpla 81,16 dolara geriledi. Ayrışma, piyasanın mevcut sevkiyat daralmasından çok çatışmanın uzama olasılığını, gelecekteki talebi ve alternatif arzı birlikte fiyatladığını gösterdi.
Önceki seansta Brent yüzde 9,31, WTI yüzde 8,21 düşmüştü. Pazartesi kapanışı ile salı sabahındaki hareket birlikte hesaplandığında iki seanstaki birikimli kayıp Brent’te yaklaşık yüzde 10,8’e, WTI’da yüzde 9,8’e ulaştı. ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarını hafta sonunda askıya alması ve Başkan Donald Trump’ın görüşmelerde anlaşma ihtimalinden söz etmesi, fiziki akış düzelmeden jeopolitik risk priminin çözülmesini sağladı. İran ise mesajların arabulucular üzerinden iletildiğini bildirdi, ancak kalıcı bir anlaşma henüz açıklanmadı.
Brent’te iki seanslık birikimli düşüş yaklaşık yüzde 10,8 oldu. Piyasanın verdiği mesaj, kayıp varillerin geri döndüğü değil, daha geniş bir kesintinin şimdilik daha düşük olasılıkla fiyatlandığı yönünde.
Fiyat mevcut akıştan çok sonraki dengeyi izledi
Vadeli petrol fiyatları yalnız o gün taşınan varil sayısını değil, ilerleyen haftalarda üretim ve sevkiyatın hangi seviyeye dönebileceğine ilişkin beklentiyi de yansıtıyor. Petrol piyasasının ilk tepkisi, ABD ve İran’ın saldırılara ara vermesi ile büyüyen diplomasi ihtimalinin daha geniş bir arz kesintisini önleyebileceği yönünde oldu. Hürmüz akışı düşük kalırken fiyatın gerilemesi arz sorununun çözüldüğü anlamına gelmiyor; piyasa, sorunun daha da büyüme ihtimaline daha düşük olasılık veriyor.
Talep kaybı ve alternatif arz satışları destekledi
Fiyat üzerindeki ikinci baskı Asya’daki talep kaybından geldi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin 7 Temmuz tarihli görünümü, yüksek fiyatlar, yakıt kıtlığı ve tüketimi sınırlayan önlemler nedeniyle küresel petrol tüketiminin 2026’da günlük ortalama 1,2 milyon varil azalacağını, düşüşün 800 bin varilinin OECD dışı ekonomilerden geleceğini öngörüyor. Tahmin son askeri tırmanıştan önce yayımlandığı için güncel çatışmanın bütün etkisini içermiyor, ancak talep yıkımının fiyat artışını neden sınırladığını gösteriyor.
Rusya kıyısındaki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu terminalinin, Ukrayna insansız hava aracı saldırılarının ardından verilen bir haftalık aradan sonra yüklemelere yeniden başlaması da piyasaya alternatif varil dönüşü olarak yansıdı. Böylece Hürmüz’deki kayıp akışın fiyat etkisi, daha zayıf tüketim ve başka hatlardan gelen arzla kısmen dengelendi.
Risk primi düştü, arz riski bitmedi
Suudi Arabistan’ın petrol hedeflerine yönelen insansız hava araçlarını düşürdüğünü açıklaması, Husilerin Yanbu’ya uzanan Doğu-Batı Boru Hattı’nı hedef aldıklarını bildirmesi ve İran’ın Hürmüz üzerindeki kontrol iddiasını sürdürmesi, risklerin Kızıldeniz’e yayılabileceğini gösteriyor. Günlük net ihracatın 2,9 milyon varilde kalması da fiziki normalleşmenin gerçekleşmediğine işaret ediyor.
Fiyatlardaki düşüşün ana nedeni Hürmüz’deki arz açığının kapanması değil, daha kötü bir senaryonun şimdilik ertelenmesi. Görüşmeler başarısız olur, ABD saldırıları yeniden başlar veya Suudi enerji altyapısına yönelik saldırılar genişlerse, son iki seansta çözülen risk primi hızlı biçimde geri dönebilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





