İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlar aracılığıyla borsada manipülatif işlemler yapıldığı iddialarına yönelik soruşturmada 30 kişi hakkında malvarlığı tedbiri talep etti. Başsavcılığın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun 30 Eylül 2026 tarihli yazısıyla, soruşturmada adı geçen kişilerin hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve malvarlığını azaltıcı işlemlerinin savcılık görüşüne bağlanması istendi. Yazı, bankacılık ve sermaye piyasası kurumları başta olmak üzere çok sayıda kuruma gönderildi.

Devir, satış ve yüksek tutarlı transferler savcılık onayına bağlandı

Haberlere yansıyan yazıya göre tedbir, listede yer alan kişilerin yanı sıra eşleri ve çocukları dahil aile fertlerinin bazı işlemlerini de kapsıyor. Devir, temlik, satış ve bağış işlemleri, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi ile EFT ve havale işlemlerinin takip edilmesi, bu nitelikteki talepler için işlem gerçekleştirilmeden önce Başsavcılığın görüşünün alınması istendi. Olağan faaliyet dışındaki ve muvazaalı olduğu değerlendirilebilecek şüpheli işlemlerin gecikmeksizin Başsavcılığa, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında da Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) bildirilmesi talimatı verildi.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden, listedeki kişiler ve eşleri adına kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava aracı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi istendi. Yazının gönderildiği kurumlar arasında Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, MASAK, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Takasbank, Borsa İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği yer aldı.

"Bazı hisselerde 100 kata varan anormal artış"

Başsavcılık yazısında, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda işlem gören bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan ve "anormal" nitelikte değerlendirilen fiyat artışları oluştuğu belirtildi. Soruşturmaya konu hisselerin büyük bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı, fon sahiplerinin önce bireysel olarak alım yapıp talep oluşturduğu, ardından hisseleri fonlara sattığı yönündeki tespitlere yer verildi. Bu işlemlerin hem hisse fiyatlarını hem de fon değerlerini yükselttiği, fiyat artışlarının şirketlerin gerçek faaliyetleriyle bağlantılı olmadığı değerlendirildi.

Soruşturmanın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütüldüğü, yapay fiyat yükselişiyle menfaat sağlanması iddiasının kanunun 107. maddesindeki piyasa dolandırıcılığı kapsamında ele alındığı kaydedildi. Yazıda, SPK Karar Organı'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla 131 fonun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) alım ve satım yönünde işleme kapatıldığı da hatırlatıldı. Soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül de aynı gün şüpheli sıfatıyla ifade vermişti.