Sanayi devriminden bu yana ilerlemenin önündeki en büyük engel olarak görülen kaynak yetersizliği, 2026 yılı küresel ekonomi konjonktüründe yerini "uygulama felcine" bıraktı. Ezra Klein ve Derek Thompson tarafından kaleme alınan "Abundance" (Bolluk) kitabı, insanlığın teknik olarak hiç olmadığı kadar güçlü ancak organizasyonel olarak her zamankinden daha yavaş olduğunu savunuyor. 1960’larda yalnızca sekiz yıl içinde Ay’a insan gönderen kapasitenin, bugün en basit altyapı projelerini dahi on yıllarca süren planlama aşamalarına hapsedişi kurumsal bir gerileme olarak tanımlanıyor.
Fiziksel dünyada ilerleme yavaşladı
Kitabın sunduğu verilere göre, dijital dünyada her yıl devrimsel platformlar ortaya çıkarken, enerji üretimi, konut ve fiziksel altyapı gibi reel sektör alanlarında büyüme hızı geçmiş dönemlerin gerisinde kalıyor. Modern ekonomilerde gücün yeni tanımı, teknoloji geliştirme kapasitesinden ziyade, mevcut teknolojiyi ölçeklendirme ve sahaya yayma hızıyla belirleniyor. İş dünyasında bir fikrin ekonomik değeri, parlaklığından çok ne kadar hızlı somut bir sonuca dönüştürülebildiğiyle ölçülüyor.
Büyük organizasyonlarda karar alma krizi
Klein ve Thompson, şirketler ve kurumlar büyüdükçe risk toleransının azaldığına ve bu durumun karar alma mekanizmalarını ağırlaştırdığına dikkat çekiyor. Tesla’nın elektrikli araçlarda veya Nvidia’nın hesaplama gücünde rakiplerinin önüne geçmesini sağlayan ana etkenin, teknolojiyi operasyonel merkeze entegre etme hızı olduğu belirtiliyor. Günümüzde liderler için stratejik öncelik, doğru fikri bulmaktan çok, o fikrin önündeki onay katmanlarını temizleyerek hayata geçirme sürecini hızlandırmak haline gelmiş durumda.



