Bakır 9 Eylül sabahında 6,73 dolar/libre civarında ve Ağustos ayında görülen 6,83 dolarlık tarihi zirveye yakın seyrediyor. Veri merkezleri, yenilenebilir enerji projeleri ve elektrik şebekelerindeki genişleme talebi desteklerken, Güney Amerika’daki üretim sorunları ile sınırlı maden arzı fiyatın yüksek kalmasına katkı sağlıyor.
Son kapanışta bakır yüzde 2,08 yükselerek 6,73 dolar/libreye çıktı. Son bir ayda artış yüzde 2,11, yıllık yükseliş ise yüzde 49,69 düzeyinde. Veri merkezleri ve elektrik şebekelerindeki büyüme bakır talebini desteklerken, sınırlı arz artışı fiyatı rekor bölgesinde tutuyor.
Dijitalleşme ve elektrikleşme talebi büyütüyor
Küresel rafine bakır kullanımının 2026’da yüzde 1,6 artarak 28,664 milyon tona, 2027’de ise 29,236 milyon tona çıkması bekleniyor. Küresel rafine bakır kullanımı 2026’da 2025’e göre 0,46 milyon ton artacak. Enerji dönüşümü, kentleşme ve dijitalleşme bu artışın temel dayanakları arasında; veri merkezleri de bakır kullanımını büyüten yeni talep alanlarından biri.
Küresel elektrik tüketiminin 2026’da yüzde 3,6, 2027’de yüzde 3,8 artması beklenirken veri merkezi kapasitesindeki genişleme elektrik talebini destekliyor. Elektrikli araçlar ve sanayi yatırımları da şebeke altyapısının yenilenmesini ve büyütülmesini gerektiriyor. Bakır, iletkenlik özelliği nedeniyle bu yatırımların temel girdilerinden biri.
Arz büyümesi talep kadar hızlı değil
Bakır maden üretiminin 2026’da yüzde 1,6 artması bekleniyor; bu tahmin geçen yıl öngörülen yüzde 2,3’lük artışın altında. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Şili ve Endonezya için üretim beklentilerindeki aşağı yönlü revizyonlar ile bazı büyük madenlerde süren operasyonel kısıtlar arzın hızlanmasını engelliyor.
Rafine bakır üretiminde 2026 için beklenen artış yalnız yüzde 0,4. Buna rağmen ikincil üretimdeki artış ve talep tahminlerinin aşağı çekilmesi nedeniyle küresel rafine piyasada yaklaşık 96 bin tonluk sınırlı bir arz fazlası öngörülüyor. Bu görünüm, fiyatın tamamen fiziksel açıkla açıklanamayacağını ancak arz tamponunun da geniş olmadığını gösteriyor.
Kısa vadede fiyat için iki yönlü risk öne çıkıyor. Veri merkezi, enerji şebekesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının sürmesi talep tabanını koruyabilir; küresel büyümede belirgin yavaşlama veya Güney Amerika üretiminde hızlı toparlanma ise sıkışıklığı azaltabilir. Rekor bölgesindeki fiyatlama bu nedenle hem sanayi talebine hem de arz kesintilerinin seyrine duyarlı kalıyor.





