ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın İran’a karşı “tarihin en sert yaptırımlarını” uygulamaya hazırlandığını ve paketin ayrıntılarını 24 Ağustos Pazartesi günü açıklayacağını söyledi. Bessent, ekonomik baskının genişlemesinin yeni ve büyük ölçekli askeri operasyon ihtiyacını azaltabileceğini savundu.

Bessent’in açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın bir gün önce İran’a ekonomik destek sağlayan ülke, şirket ve finans kuruluşlarını da sonuçlarla karşı karşıya bırakacağı uyarısının ardından geldi. Buna karşın Washington henüz yeni yaptırım paketinin hangi sektörleri, bankaları, limanları veya üçüncü ülke şirketlerini kapsayacağını açıklamadı.

BASKININ ÜÇ HALKASI
Washington yeni pakette yalnız İran’ı değil dış ticaret ağını da sıkıştırmak istiyor
01
Yeni yaptırım paketi
Bessent ayrıntıların 24 Ağustos’ta açıklanacağını söyledi. Hedef ve araçların tam kapsamı henüz duyurulmadı.
02
Üçüncü ülkelere baskı
Trump, İran’a finansal veya ticari “can simidi” sağlayan ülkelerin ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını bildirdi.
03
Çin düğümü
Kpler’in 2025 verilerine göre Çin, İran’ın deniz yoluyla sevk edilen petrolünün yüzde 80’den fazlasını satın aldı.
Kaynak: Scott Bessent açıklamaları, ABD Hazine Bakanlığı ve Kpler 2025 verileri · 20-21 Ağustos 2026
Endeks24

Çin yaptırım planının kritik halkası

Yeni baskı stratejisinin en zor dış politika başlığı Çin olacak. Kpler’in 2025 verilerine göre Pekin, İran’ın deniz yoluyla sevk edilen petrolünün yüzde 80’den fazlasını satın aldı. Bessent Çin’in de Washington’ın çizgisine yaklaşmasını istedi ancak Pekin yaptırım ve baskının sorunu çözmeye yardımcı olmadığını, siyasi ve diplomatik çözüm gerektiğini savundu.

Çin’in İran petrolündeki ağırlığı, yaptırımların yalnız Tahran’ın gelirlerini değil ABD ile Çin arasındaki ticari gerilimi de etkileyebileceği anlamına geliyor. İran petrolünün Çinli alıcılardaki son fiyatlama ve talep tablosu, Çinli rafinerilerin İran petrolüne yaklaşımında son haftalarda belirgin bir değişim yaşandığını gösterdi.

Petrol fiyatında risk primi yeniden arttı

Washington’ın ekonomik baskı mesajı enerji piyasasında da fiyatlandı. Brent petrol 20 Ağustos işlemlerini yüzde 2’nin üzerinde artışla 93,78 dolardan, ABD tipi WTI ise 87,83 dolardan tamamladı. Her iki gösterge de temmuz sonundan bu yana en yüksek seviyelere çıktı. Fiyatlamada, yaptırım tehdidinin İran’ın petrol satışları ve Hürmüz Boğazı üzerinden bölgesel sevkiyat üzerindeki baskıyı artırabileceği endişesi etkili oldu.

Hürmüz hattı savaş öncesinde küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen akışın geçtiği başlıca güzergâhlardan biriydi. Çatışma boyunca tanker hareketlerinin sekteye uğraması, yaptırım politikasını yalnız İran’ın döviz gelirleri açısından değil küresel enerji arzı açısından da piyasanın merkezine taşıdı.

ABD mevcut yaptırım ağını genişletiyor

Yeni paket, Washington’ın son aylarda kurduğu yaptırım mimarisinin devamı niteliğinde gelecek. ABD Hazine Bakanlığı 7 Ağustos’ta İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı finansman kanallarını hedef alan yeni adımlar açıkladı ve kripto para borsaları ile paravan şirket ağlarını yaptırım kapsamına aldı. Bakanlığın 7 Ağustos tarihli açıklaması, baskının petrol satışlarının yanında gölge bankacılık ve dijital varlık kanallarına da yayıldığını gösteriyor.

ABD Hazinesi ocak ayında da 2025 boyunca İran’a yönelik kampanya kapsamında 875’ten fazla kişi, gemi ve uçağın yaptırım kapsamına alındığını bildirmişti. Bu tablo, Bessent’in duyurduğu yeni paketin mevcut ağın üzerine daha geniş ikincil baskı ve uygulama araçları ekleyebileceğine işaret ediyor. Ancak hangi araçların kullanılacağına ilişkin kesin çerçeve 24 Ağustos’taki açıklamaya kadar belli değil.

Asıl belirsizlik uygulamanın kapsamı

Piyasalar açısından kritik soru, Washington’ın tehdidi ne ölçüde üçüncü ülke bankalarına, rafinerilere, liman işletmelerine ve devlet bağlantılı kurumlara taşıyacağı. Çin’in yanı sıra İran’la ticari veya finansal bağı bulunan ABD ortaklarının nasıl bir muafiyet rejimiyle karşılaşacağı da henüz bilinmiyor. Bessent’in pazartesi günü açıklayacağı ayrıntılar, yaptırım paketinin siyasi mesajdan fiili ekonomik baskıya ne ölçüde dönüşeceğini gösterecek.