ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 14 Eylül’de yüzde 5 eşiğini aşarak yüzde 5,0142’ye kadar yükseldi. Ekim 2023’ten bu yana ilk kez görülen bu seviyenin ardından getiri 15 Eylül sabahında yüzde 4,99 civarına çekildi; piyasanın odağında petrol fiyatları, enflasyon görünümü ve Fed’in 16 Eylül’de açıklayacağı faiz kararı bulunuyor.
Petrol kaynaklı enflasyon endişeleri ile yüksek kamu ve şirket tahvil arzı 2026’daki getiri yükselişinin başlıca piyasa baskıları arasında yer aldı. Yükselen enerji fiyatları, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği veya yeniden artırabileceği beklentisini güçlendirirken, yoğun tahvil arzı da uzun vadeli getiriler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.
Yüzde 5 seviyesi borçlanma maliyetleri için kritik
Yüksek 10 yıllık getiri konut, otomobil, tüketici, şirket ve yerel yönetim borçlanma maliyetlerine yansıyabilecek bir referans faiz niteliğinde. Getirinin yüzde 5 çevresinde kalıcılaşması, güvenli tahvillerin hisse senetlerine göre göreli cazibesini artırabilir ve finansman koşullarını sıkılaştırabilir.
Fed’in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde piyasa fiyatlaması faiz artırımına doğru kaydı. 15 Eylül sabahındaki piyasa verilerinde dolar güçlenirken 10 yıllık getiri yüzde 4,9895 düzeyinde işlem gördü; yatırımcılar petrol kaynaklı fiyat baskısının para politikası görünümüne ne ölçüde yansıyacağını izliyor.
2023 zirvesine bir baz puandan az kaldı
23 Ekim 2023’te 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yüzde 5,021 ile Temmuz 2007’den sonraki en yüksek düzeye çıkmıştı. 14 Eylül 2026 zirvesi, 23 Ekim 2023 zirvesinin -0,68 baz puan altında kaldı. Endeks24’ün 1 Eylül tarihli haberinde aynı vadedeki getiri yüzde 4,79 olarak kaydedilmişti; iki haftadan kısa sürede gösterge getiri belirgin biçimde yükseldi.
2026’daki yüzde 5 üzeri zirve, 2023’teki aynı eşikle ve 1 Eylül 2026’daki Endeks24 kaydıyla karşılaştırıldı.
Standard Bank G-10 Strateji Başkanı Steven Barrow, paylaşılan kaynak metinde 10 yıllık getiri için yıl sonu tahminini yüzde 5,2’ye yükseltti ve 2027’nin ilk çeyreğinde yüzde 5,3 seviyesini öngördü. Bu tahmin gerçekleşmiş bir piyasa seviyesi değil; uzun vadeli faizlerin yüksek kalacağı yönündeki stratejist görüşünü yansıtıyor.





