Suudi Arabistan'ın Suriye'de hayata geçireceği havacılık, gayrimenkul ve telekomünikasyon yatırımları, bölgesel ekonomik dengeleri Türkiye lehine dönüştürme potansiyeli taşıyor. Özellikle Halep Uluslararası Havalimanı'nın modernizasyonu ve kentin yeniden imarı, coğrafi yakınlığı nedeniyle Türkiye'nin güneydoğu illerindeki ticari ekosistemi doğrudan etkiliyor. Lojistik maliyetlerin düşmesi ve Suriye pazarının sermaye ile buluşması, Türk ihracatçısı için beklenen "normalleşme primini" realize edebilir.

Financial Times duyurdu: Ukrayna'ya yeni güvenlik kalkanı
Financial Times duyurdu: Ukrayna'ya yeni güvenlik kalkanı
İçeriği Görüntüle

İnşaat ve yapı malzemeleri sektörü, Suudi finansmanlı projelerin en büyük tedarikçisi olma yolunda ilerliyor. Riyad yönetiminin sağlayacağı sigorta teminatları, sadece Suudi şirketlerini değil, bu projelerde alt yüklenici veya malzeme tedarikçisi olarak rol alacak Türk firmalarını da dolaylı bir güvenli limana taşıyor. 2026 yılı itibarıyla Türkiye'nin sınır kapılarındaki modernizasyon çalışmaları, Suriye'ye akacak Suudi sermayesinin fiziksel geçiş rotasını oluşturuyor.

Lojistik ve sanayi entegrasyonu

Gaziantep, Hatay ve Kilis gibi sanayi merkezleri, Suriye'nin yeniden imarında "lojistik üs" rolünü pekiştiriyor. Suudi Arabistan'ın telekomünikasyon ve altyapı yatırımları için gerekli olan teknik ekipman ve iş gücü mobilitesi, en hızlı ve düşük maliyetli rotanın Türkiye üzerinden geçtiğini teyit ediyor. Halep'in ekonomik olarak yeniden ayağa kalkması, Türk sanayicisinin Orta Doğu pazarına erişimindeki transit engelleri ortadan kaldırarak ihracat rotalarını çeşitlendiriyor.


SURİYE HAMLESİ SONRASI BİST’TE ÖNE ÇIKACAK STRATEJİK SEKTÖRLER

Suudi Arabistan'ın Suriye pazarındaki altyapı ve havacılık projelerini finanse etme kararı, Türkiye'nin sınır ötesi ekonomik gücünü temsil eden BİST şirketleri için yeni bir "ihracat ve iş geliştirme" dönemini başlatıyor. Özellikle Halep Havalimanı ve kentsel dönüşüm projeleri, bölgeye coğrafi yakınlığı olan Türk sanayi ve hizmet şirketlerinin çarpan marjlarını yukarı çekme potansiyeline sahip. ABD yaptırımlarının kalktığı 2026 yılı gerçekliğinde, bu nakit akışı bölgedeki "donuk" projeleri "canlı" bilançolara dönüştürmeye aday görünüyor.

Çimento ve inşaat: Bölgesel lojistik avantajı

Güneydoğu Anadolu bölgesinde üretim tesisleri bulunan çimento ve yapı malzemeleri şirketleri, navlun avantajı nedeniyle listenin başında yer alıyor. Suudi Arabistan'ın gayrimenkul projeleri için gereken devasa ham madde ihtiyacı, Türk çimento sektörünün bölgedeki pazar payını genişletmesini sağlayabilir. Ayrıca EPC (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat) sözleşmelerinde tecrübeli olan BİST devlerinin, Suudi ana yüklenicilerle alt yüklenici veya partner olarak masada olması bekleniyor.

Havacılık ve MRO hizmetleri

Halep Havalimanı’nın modernizasyonu ve Suriye'de kurulacak yeni özel havayolu şirketi, Türkiye’nin gelişmiş havacılık teknik altyapısı (MRO) için doğal bir müşteri yaratıyor. Yeni kurulacak filonun bakım, onarım ve personel eğitimi gibi yüksek katma değerli süreçlerinde, BİST'te işlem gören havacılık teknik ve yer hizmetleri şirketlerinin kritik roller üstlenebileceği öngörülüyor. Bu durum, sektörün sadece yolcu trafiği değil, teknik hizmet ihracatı kaleminde de 2026 ve 2027 projeksiyonlarını güçlendiriyor.

Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden Endeks24 modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:

ANALİZ MASASI

Suriye ekonomisinde Suudi Arabistan kaynaklı sermaye girişinin başlaması, Türkiye için "belirsizlik" döneminin kapanıp "belirgin iş hacmi" döneminin açılması anlamına geliyor. Bu makroekonomik genişleme, Türkiye'nin üzerindeki insani ve ekonomik yükü hafifleterek ülke risk primine (CDS) doğrudan pozitif yansırken; jeopolitik gerilimin yerini "ekonomik karşılıklı bağımlılık" modeline bırakması, güney sınırımızdaki ticari güvenliği kurumsallaştırıyor.

Sektörel bazda, Halep-Gaziantep hattının yeniden canlanması BİST İnşaat ve Çimento endekslerinde çarpan etkisini tetiklemektedir. Özellikle sınır illerinde üretim yapan çimento fabrikalarının kapasite kullanım oranlarının (KKO), 2026 yılının ikinci yarısında tarihi zirvelere ulaşması öngörülüyor. İNA (İndirgenmiş Nakit Akışı) modellemelerimiz, bölgeye lojistik yakınlığı olan yapı grubu şirketlerinin operasyonel marjlarında %15-20 bandında bir iyileşme potansiyeline işaret ediyor.

Havacılık tarafında ise Suudi yatırımlarıyla kurulacak yeni Suriye havayolu filosu, Türkiye'yi bölgenin doğal bakım ve onarım (MRO) merkezi konumuna taşıyor. Bu durum, BİST'te işlem gören havacılık teknik şirketleri için "gayri safi hizmet ihracatı" kaleminde yeni bir katalizör yaratırken; bölgenin stabilize edilmesi 2027 projeksiyonlarında sınır illerinin GSYH katkısında çift haneli artış beklentisini destekliyor. Mevcut tablo, bölgesel normalleşmenin Borsa İstanbul üzerindeki çarpan baskısını azalttığını ve Türk şirketleri için yeni bir büyüme koridoru açtığını teyit etmektedir.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Suriye rekonstrüksiyon döngüsünde BİST değerleme ve makro risk projeksiyonu

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.