Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılına dair makroekonomik yol haritasını belirleyen yılın ilk Enflasyon Raporu’nu 12 Şubat tarihinde kamuoyuyla paylaştı. Raporda, 2026 yılsonu enflasyon tahmin aralığı %13-19 seviyesinden %15-21 bandına yükseltilirken, %16 olan ara hedefte değişikliğe gidilmedi. Bu durum, piyasa oyuncuları tarafından tahminlerin orta noktası olan %18 ile resmi hedef olan %16 arasındaki makasın açılması olarak yorumlandı.
Tahmin aralığı yükselirken hedefin sabit kalma riski
TCMB’nin tahmin aralığını yukarı çekmesine rağmen %16’lık ara hedefi koruma kararı, ekonomik aktörler nezdinde güven erozyonu riski taşıyor. Geçmiş dönemlerde dezenflasyon sürecinde hedeflerin gerçekleşmelerin gerisinde kalması, 2027 yılı için öngörülen %9’luk hedefin de piyasa tarafından erkenden "iyimser" olarak fiyatlanmasına yol açıyor. Ekonomistler, tahmin aralığının medyan değerinin hedeften kopmasının, bankanın enflasyonu kontrol altına alma noktasındaki kararlılığına dair soru işaretleri yarattığına dikkat çekiyor.
Enflasyondaki sapmanın kaynakları ve şeffaflık kutusu
Raporda ilk kez yer alan ve 2025 yılındaki sapmaları inceleyen "şeffaflık kutusu", dezenflasyon sürecindeki yapısal engelleri göz önüne serdi. 2025 yılsonunda %24 olan ara hedefin 6,9 puan üzerinde gerçekleşen enflasyonda; gıda fiyatlarındaki oynaklık, TL cinsi ithalat maliyetleri ve yönetilen fiyatlardaki artışlar temel faktörler olarak sıralandı. Ancak piyasa analistleri, para politikasının sıkılığına dair "çıktı açığı" ve "atalet" vurgularının, bankanın kendi etki alanındaki gecikmeleri de kabul ettiği anlamına geldiğini savunuyor.
Para politikasında sıkılık ve beklenti yönetimi
Piyasa aktörlerinin hedefe mesafeli duruşundaki en büyük etken, Ocak 2026 verilerinde %30,7 olarak kaydedilen manşet enflasyonun henüz kalıcı bir düşüş trendine girmemiş olmasıdır. Mart ve Nisan aylarındaki verilerin kritik eşik olarak görüldüğü bu süreçte, TCMB’nin faiz indirim döngüsünde ne kadar "şahin" kalabileceği fiyatlamalarda belirleyici oluyor. Özellikle hizmet enflasyonundaki katılık ve kira fiyatlarındaki %30-36 bandındaki direnç, 2026 hedefine ulaşılmasını zorlaştıran temel makro dinamikler arasında yer alıyor.
TCMB Enflasyon Raporu rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
TCMB’nin 2026 yılı için tahmin bandını yukarı yönlü güncelleyip ara hedefi değiştirmemesi, piyasa iletişiminde "çapa kaybı" riski barındırıyor. Tahminlerin orta noktası olan %18, piyasa beklentileriyle daha uyumlu bir görünüm sergilese de, %16’da ısrar edilmesi bankanın kredibilitesini gerçekleşmelere fazlasıyla bağımlı hale getiriyor. Özellikle gıda enflasyonundaki %19’luk yeni varsayım ve ithalat birim değerlerindeki artış, maliyet yönlü baskıların dezenflasyon takvimini öteleyebileceğine işaret ediyor.
Sektörel bazda bakıldığında, hizmet grubundaki %30 üzerindeki katılık ve geçmişe endeksleme davranışının tam olarak kırılamaması, para politikasının aktarım mekanizmasında direnç noktaları oluşturuyor. BİST 100 endeksi üzerindeki yansımalar ise bu belirsizliğin faize duyarlı bankacılık ve sanayi hisselerinde temkinli bir bekleyiş yarattığını gösteriyor. Uzun vadeli projeksiyonlarımız, 2026 sonunda enflasyonun %19-20 bandına yakınsamasının, hedefe ulaşılmasından daha yüksek bir ihtimal olduğunu rasyonalize ediyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Enflasyon hedefi ve tahmin aralığı arasındaki makasın piyasa güveni üzerindeki etkisiŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




