Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonların uzama ihtimali, Türkiye ekonomisi için çok katmanlı bir risk haritası oluşturuyor. Uzmanlar, savaşın süresine bağlı olarak ekonomideki tahribatın boyutlarını üç ana senaryo üzerinden değerlendiriyor. Mevcut enerji bağımlılığı ve cari açık yapısı, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın cari açığı 2,5 milyar dolar büyütmesi ve enflasyonu 1 puan yukarı çekmesiyle sonuçlanıyor.
Stagflasyon riski ve dezenflasyon süreci
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savaşın uzamasının küresel bazda enflasyonist baskıyı artıracağını ve finansal koşullarda sıkılaşmaya yol açacağını belirtti. Türkiye özelinde ise 110 dolara dayanan petrol fiyatlarının dezenflasyon sürecini sekteye uğratması bekleniyor. Savaşın 12 aya yayılması durumunda, ekonomide yüksek enflasyon ve düşük büyümenin eşlik ettiği "mini stagflasyon" tablosunun kalıcı hale gelmesinden endişe ediliyor.
Senaryoların ekonomik maliyeti
En iyimser senaryoda savaşın 3 ay içinde bitmesi durumunda büyüme oranında -0,5 puanlık sınırlı bir etki öngörülürken, krizin bir yılı aşması durumunda petrol fiyatlarının 120-150 dolar bandına çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu karamsar tabloda Türkiye’nin yeniden yüksek enflasyon rejimine girmesi ve büyümenin sıfıra yaklaşması ihtimaller dahilinde bulunuyor. TL üzerindeki değer kaybı baskısının artmasıyla birlikte, faiz indirim sürecinin tamamen durması ve yeni artırımların gündeme gelmesi bekleniyor.
Sektörel ayrışma ve kırılganlık noktaları
Jeopolitik şokun etkileri sektörler arasında farklılık gösteriyor. Enerji yoğun sanayi kollarında maliyet artışları rekabet gücünü zayıflatırken, inşaat sektörü yüksek faiz ve talep daralmasıyla karşı karşıya kalıyor. Tarım ve gıda sektörlerinin arz güvenliği nedeniyle daha dirençli kalması beklenirken, turizm sektörünün bölgesel güvenlik algısına göre hem risk hem de fırsat barındırdığı değerlendiriliyor. Belirsizlik ortamında yatırımcıların güvenli liman olan altın ve döviz varlıklarına yönelimi ise artış eğilimini koruyor.
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı hassasiyeti, enerjideki yüksek ithalat bağımlılığı ve cari açık veren büyüme modeli üzerinden test edilmektedir. Brent petrolün 110 dolar seviyesindeki kalıcılığı, TCMB'nin 2026 yılı enflasyon hedefleri üzerinde yapısal bir direnç oluşturmaktadır. İNA ve çarpan modellemelerimiz, savaşın 6 ayı geçmesi durumunda reel sektörde işletme sermayesi ihtiyacının %25 oranında artacağını ve finansman maliyetlerinin üretim marjlarını baskılayacağını göstermektedir. Bu süreçte ekonominin "stagflasyon" döngüsüne girmemesi için mali disiplinin korunması ve enerji arz çeşitliliğinin stratejik önemi kritik bir hal almıştır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Jeopolitik şok dalgaları ve makroekonomik dayanıklılık analiziŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





