İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki Ali el-Tahir sırtında Hizbullah’a ait yer altı altyapısının imha edildiğini açıkladı. Başbakan Benjamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Israel Katz, operasyonun İsrail’in bölgede ilan ettiği güvenlik alanının tahkimini tamamladığını ve birliklerin Hizbullah’ın yeniden yerleşmesini önlemek için bölgede kalacağını bildirdi.
Ordunun açıklamasına göre yer altı ağı 2 kilometreden uzundu. Tünellerde roketler, füzeler, insansız hava araçları, tanksavar füzeleri, mayınlar ve patlayıcı düzeneklerin yanı sıra Hizbullah’ın Bedir birimine ait merkezi bir komuta kompleksi bulunuyordu.
İsrail ordusu, komuta merkezleri, silah depoları ve yaşam alanlarının savaşçıların uzun süre yer altında kalmasına imkân verdiğini belirtti. Bu unsurların niteliği ve sayısı İsrail ordusunun açıklamasına dayanıyor.
Operasyonel kontrol 3 Eylül’de açıklanmıştı
İsrail ordusu 3 Eylül’deki açıklamasında, 36. Tümen birliklerinin sırtın üstünde ve altında operasyonel kontrol sağladığını ve iki yer altı güzergâhını temizlediğini duyurmuştu. 3 Eylül’de yer altı güzergâhlarının temizlendiği, 10 Eylül’de ise imha aşamasının tamamlandığı açıklandı.
1 Haziran’da yayımlanan harekât kararında, Netanyahu güney Lübnan’daki kara operasyonunun genişletilmesi talimatını vermişti. Ali el-Tahir sırtı, martta başlayan çatışmalardan sonra İsrail’in güneyde ele geçirdiği stratejik alanlardan biri haline geldi.
Çekilme ve silahsızlanma süreci çıkmazda
26 Haziran’da varılan çerçeve, İsrail birliklerinin Güney Lübnan’dan kademeli çekilmesini öngörüyordu. ABD arabuluculuğundaki plan ayrıca Lübnan ordusunun bölgede konuşlanmasını ve Hizbullah dahil silahlı grupların silahsızlandırılmasını içeriyordu. Ancak süreç ilerlemedi; Hizbullah silah bırakmayı reddederken İsrail, silahsızlanma gerçekleşmeden çekilmeyeceğini bildiriyor.
Netanyahu ve Katz’ın son açıklaması, Ali el-Tahir’deki operasyonun yalnız tünel imhasıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. İsrail yönetimi, birliklerin bölgede kalacağını ve Hizbullah’ın yeniden mevzilenmesini veya askerî kapasitesini yeniden kurmasını engellemeyi hedeflediğini belirtiyor.





