Yüzde 40’tan yüzde 37’ye gerileyebilecek efektif fonlama maliyeti, ING’nin dolar/TL görünümünde TCMB için gördüğü ilk gevşeme alanını oluşturuyor. Banka, jeopolitik gerilim ve petrol fiyatlarının yatışması halinde likidite koşullarının normalleşebileceğini, dördüncü çeyrekte politika faizinin yüzde 35’e çekilebileceğini değerlendiriyor. Temmuz tüketici enflasyonunun yıllık yüzde 31,75’e gerilemesi bu senaryoyu destekleyen veri olurken, 12 ay sonrası piyasa enflasyon beklentisinin yüzde 23,95’e yükselmesi ve enerji fiyatlarının yüksek seyri temkin gerektiren başlıklar olarak kalıyor. Gözler, 13 Ağustos’taki TCMB Enflasyon Raporu’na çevrilmiş durumda. ING, lira görünümünü rezerv birikimi ve kademeli sermaye girişleriyle de destekliyor.
ING’nin senaryosu otomatik bir faiz indirimi anlamına gelmiyor. İlk eşik, yüzde 40’lık üst bant fonlamasının ağırlığının azalması ve efektif maliyetin yüzde 37 politika faizine yaklaşması.
TCMB, 23 Temmuz toplantısında bir hafta vadeli repo faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini yüzde 40’ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5’te sabit tuttu. Bankanın 23 Temmuz faiz kararında likidite koşullarının yakından izleneceği belirtilirken, efektif fonlamanın ne zaman yüzde 37’ye döneceğine ilişkin bir takvim açıklanmadı.
Fonlama maliyetinde ilk eşik yüzde 37
ING’nin değerlendirmesi, bir haftalık repo ihalelerinin yeniden ağırlık kazanması halinde bankacılık sisteminin fonlama maliyetinin yüzde 40’lık koridor üst bandından politika faizi olan yüzde 37’ye yaklaşabileceği varsayımına dayanıyor. Kurum, petrol ve jeopolitik risklerin gerilemesi halinde dördüncü çeyrekte politika faizinin yüzde 35’e inebileceğini öngörüyor. Bu patika TCMB’nin resmi yönlendirmesi değil, ING’nin koşullu faiz senaryosu.
Haziranda Endeks24’ın faiz indirimi senaryosundaki riskleri ele aldığı tabloda da enerji fiyatları ve jeopolitik belirsizlik öne çıkmıştı. TCMB’nin temmuz karar metninde enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiğini vurgulaması, ING’nin petrol koşulunu faiz patikasının merkezinde tutmasıyla aynı risk hattına işaret ediyor.
Rezerv birikimi TL görünümünü destekliyor
ING stratejisti Chris Turner’ın analizde aktardığı aylık tahminlere göre TCMB’nin döviz alımı haziranda 14,8 milyar dolar, temmuzda 9 milyar dolar oldu. İki rakam birlikte 23,8 milyar dolarlık alıma işaret ediyor. ING’nin kamuya açık USD/TRY değerlendirmesinde de haziran başı ile temmuz başı arasındaki kümülatif alımın 20 milyar doları aştığı belirtilmişti. Kurum, sermaye girişleri ile turizm sezonunun cari dengeye katkısının rezerv birikimini destekleyebileceğini değerlendiriyor.
ING’nin kur tahmin tablosu liranın nominal olarak kademeli değer kaybını sürdürdüğü bir patikayı koruyor. Kurum USD/TRY için bir ayda 47,50, üç ayda 49,50, altı ayda 53,00 ve 12 ayda 57,30 seviyelerini öngörüyor. Bu seviyeler gerçekleşmiş piyasa kotasyonu değil, ING’nin dönemsel kur tahminleri.
13 Ağustos raporu ve petrol riski
Temmuz tüketici enflasyonu aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 ile piyasa beklentisinin hafif altında kalırken, hazirandaki yıllık yüzde 32,11’in de altına indi. Buna karşılık TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,81’den yüzde 23,95’e yükselirken, hanehalkı ve reel sektör beklentileri geriledi. Gerçekleşen enflasyondaki düşüş ile piyasa beklentilerindeki sınırlı yükseliş arasındaki ayrışma, faiz indirimi alanının yalnız manşet TÜFE’ye bağlanamayacağını gösteriyor.
Petrol tarafı ise ING senaryosunun başlıca dış koşulu. Reuters’ın 7 Ağustos verisinde Brent petrol 81,79 dolara gerilerken, Körfez’deki gerilimin seyri fiyat oynaklığını yüksek tutuyor. TCMB de temmuz kararında enerji fiyatlarının enflasyon görünümüne maliyet ve beklenti kanalları üzerinden etkisini yakından izlediğini bildirdi.
TCMB’nin 13 Ağustos Enflasyon Raporu, piyasaların likidite yönetimi ile faiz patikasına ilişkin yeni sinyal arayacağı ilk önemli iletişim noktası olacak. Fonlama maliyetinin yüzde 37’ye normalleşmesi veya dördüncü çeyrekte yüzde 35 politika faizi için resmi bir takvim henüz bulunmuyor. Petrolün yeniden yükselmesi, jeopolitik risklerin artması veya enflasyonun ana eğiliminde kalıcı bozulma görülmesi ING’nin gevşeme senaryosunu öteleyebilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





