Fitch Ratings, izlediği Türk bankalarının ortalama faaliyet kârı/risk ağırlıklı varlıklar oranının 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 4,6’ya gerilediğini bildirdi. Kuruluşun değerlendirmesinde çekirdek ana sermaye oranı 2025 sonundaki yüzde 14,1’den yüzde 11,5’e inerken, takipteki kredi oranı yüzde 3,1’den yüzde 3,3’e yükseldi. Fitch, fonlama maliyetlerindeki artış nedeniyle net faiz marjlarının ikinci çeyrekte daha da daralmasını bekliyor.
Kârlılıktaki zayıflamada yabancı para cinsinden risk ağırlıklı varlıklara uygulanan düzenleyici esnekliğin kaldırılması, menkul kıymet getirilerindeki düşüş, kredi fiyatlamalarının 2025’in son çeyreğindeki faiz indirimleri sonrasında yenilenmesi, alım satım zararları ve yüksek faaliyet giderleri etkili oldu. Fitch’in 2025 son çeyrek değerlendirmesinde net faiz marjındaki genişleme kârlılığı belirgin biçimde desteklemişti. İlk çeyrek verileri bu ivmenin tersine döndüğünü gösterdi.
FİTCH’İN İZLEDİĞİ BANKALAR
İlk çeyrekte dört temel göstergede baskı
Oranlar Fitch’in raporladığı banka grubu ortalamalarıdır. Değişimler 2025 sonuna göredir.
FAALİYET KÂRI / RAV
%4,6
2026 ilk çeyrek ortalaması
ÇEKİRDEK ANA SERMAYE
%11,5
2,6 puan düşüş
TAKİPTEKİ KREDİ ORANI
%3,3
0,2 puan artış
YP MEVDUAT PAYI
%38,1
2,9 puan artış
RAV: risk ağırlıklı varlıklar. CET1 ve sorunlu kredi oranları düzenleyici kapsam ile banka örneklemine göre değişebilir.
Fitch Ratings · 1Ç26
Sermayedeki düşüşün ana kaynağı düzenleme değişikliği
CET1 oranındaki 2,6 puanlık gerilemenin büyük bölümü düzenleyici esnekliğin kaldırılmasından kaynaklandı. İç sermaye yaratımındaki sınırlı zayıflama da düşüşe katkı verdi. Bu ayrım, sermaye oranındaki hareketin tamamının operasyonel zarardan doğmuş bir aşınma olarak okunmaması gerektiğini gösteriyor. Buna karşın daha düşük başlangıç tamponu, kur ve sorunlu kredi şoklarına karşı hareket alanını daraltıyor.
Fitch verileri bütün bankacılık sektörünün tek bir BDDK rasyosu değil, kuruluşun izlediği banka grubunun ortalamasıdır. Oranlar karşılaştırılırken örneklem ve düzenleyici hesaplama kapsamı korunmalıdır.
Varlık kalitesindeki bozulma sınırlı kaldı
Yüksek Türk lirası faizleri ile ekonomik büyümedeki yavaşlama, takipteki kredi oranını yüzde 3,3’e taşıdı. Tahsilatlar sonrasında hesaplanan net sorunlu kredi oluşum oranı yüzde 2,5’ten yüzde 2,1’e gerilese de Fitch bu seviyeyi yüksek buldu. Kuruluşun temmuz ayındaki sektör görünümünde, yeni sorunlu kredi girişlerinin özellikle teminatsız bireysel krediler ile KOBİ portföylerinde yoğunlaşabileceği değerlendirilmişti.
Kredi kalitesi tarafındaki 0,2 puanlık artış tek başına keskin bir bozulmaya işaret etmiyor. Ancak aynı dönemde kârlılık tamponunun zayıflaması ve çekirdek sermayenin gerilemesi, olası yeni sorunlu kredi girişlerinin bankalar üzerindeki maliyetini artırıyor.
Fonlama maliyeti ikinci çeyreğin ana riski
Fitch, Türk lirası faizlerinin uzun süre yüksek kalması ve İran kaynaklı jeopolitik gelişmelerin enflasyon baskısını artırmasının faaliyet ortamını zorlaştırdığını belirtti. Artan fonlama maliyetlerinin kredi getirilerine aynı hızla yansıtılamaması halinde net faiz marjlarında ikinci çeyrekte yeni daralma bekleniyor. Marjın ne ölçüde toparlanacağı, mevduat fiyatlaması ile kredi yeniden fiyatlama hızının arasındaki farka bağlı olacak.
Yabancı para mevduatların toplam mevduat içindeki payı, kısa süreli piyasa oynaklığı ile altın/dolar paritesindeki değişimin ardından yüzde 35,2’den yüzde 38,1’e çıktı. Buna karşılık yabancı para toptan fonlamanın toplam özkaynak dışı fonlama içindeki payı yaklaşık yüzde 20’de yatay kaldı. Bankaların borçlanma aracı ihraçları çatışmanın başlangıcında kısa süre duraksasa da sonraki aylarda yeniden hızlandı.
Bu görünüm, bilanço içi dolarizasyon yükselirken uluslararası piyasalara erişimin tamamen kapanmadığını gösteriyor. Endeks24’ün daha önce aktardığı Fitch’in sektör görünümü revizyonunda da piyasalara erişimin ilk tahminlerden daha dayanıklı seyrettiği belirtilmişti. İhraçların devamı fonlama çeşitliliğini koruyor, ancak maliyetin seviyesi kârlılık açısından belirleyici olmaya devam ediyor.
Fitch’in raporu, ilk çeyrekteki ana baskının tek bir kalemden değil, marj daralması, düzenleyici hesaplama değişikliği, giderler ve varlık kalitesi riskinin aynı anda devreye girmesinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. İkinci çeyreğin sonuçları, fonlama maliyetlerindeki artışın kredi fiyatlamasına ne ölçüde aktarılabildiğini ve sermaye tamponlarının iç kâr üretimiyle yeniden güçlenip güçlenemediğini gösterecek.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





