Fidye yazılımı çeteleri, tek bir kurşun geçirmez barındırma ağı üzerinden 62 milyon dolara varan zarara yol açtığı öne sürülen saldırılarda parayı neredeyse tümüyle kripto para üzerinden topladı. ABD'nin 14 Temmuz'da üç Rus vatandaşını suçladığı davada da yöntem aynı: kurbandan belirli bir kripto cüzdanına ödeme isteniyor, ardından para izini kaybettirecek bir dizi adımdan geçiriliyor.
Bu sanıklar, ülke çapındaki kritik kurumlara yönelik saldırıları besleyen suç altyapısını işletti.
Sorunun merkezinde kripto para ekosisteminin sunduğu iki özellik var: ödemelerin banka sistemine girmeden ve sınır tanımadan yapılabilmesi, doğru araçlar olmadan iz sürmenin zorlaşması. Ancak aynı kripto, çetelerin en büyük zaafı da olabiliyor.
Kripto neden çetelerin tercihi
Geleneksel bir banka havalesi kimlik, hesap ve sınır ötesi denetim gerektirirken, kripto ödemesi bir cüzdan adresi ve birkaç dakikayla tamamlanabiliyor. Çeteler bu yüzden fidye taleplerini genellikle Bitcoin ya da izlenmesi daha zor, gizlilik odaklı bazı coinlerle istiyor. Kurban öderse, para saniyeler içinde onlarca cüzdana bölünebiliyor.
Para hangi adımlardan geçiyor
Bu zincirin üçüncü halkası, ABD'nin son davasının kalbinde yer alıyor. Savcılara göre St. Petersburg merkezli Media Land ve ML.Cloud'u işlettiği öne sürülen Aleksandr Volosovik, Kirill Zatolokin ve Yulia Pankova, fidye yazılımı gruplarına tespit edilmekten kaçınmak için tasarlanmış sunucular ve teknik destek sağladı. Bu hizmetin, 21 eyalet ile birçok ülkede bankalar, hastaneler ve okulları vuran saldırılara zemin hazırladığı iddia ediliyor.
İz sürülebiliyor mu
Kripto, çetelere hız ve mesafe sağlasa da mutlak bir gizlilik sunmuyor. Blok zinciri kayıtları kalıcı ve herkese açık olduğundan, uzmanlaşmış ekipler fidye ödemelerini cüzdandan cüzdana takip edebiliyor. Son yıllarda kolluk operasyonlarında milyonlarca dolarlık kripto ele geçirildi, çok sayıda fail tutuklandı. ABD'nin ilan ettiği 10 milyon dolarlık ödül ve Kasım 2025'te uygulanan yaptırımlar da bu baskıyı artıran araçlar arasında. Yine de failleri barındıran ülkelerden iş birliği alınamadığında yargılama çoğu zaman gıyapta kalıyor.





