ABD Merkez Bankası (Fed), Çarşamba günü politika faizini beklendiği gibi sabit tutarken, yatırımcıları geleceğe dair daha temkinli bir tabloyla baş başa bıraktı. Başkan Jerome Powell’ın açıklamaları ve ekonomik projeksiyonlar, faiz indirimi beklentilerini zayıflatırken; enflasyon, ticaret tarifeleri ve küresel riskler yeniden gündemin merkezine oturdu.
Fed'den temkinli mesajlar, piyasalarda belirsizlik arttı
Fed’in güncel ekonomik projeksiyonlarında enflasyon beklentisi %2,7’den %3’e çıkarıldı. Aynı zamanda 2025 yılı için büyüme tahmini %1,7’den %1,4’e düşürüldü. Bu değişiklikler, Fed’in faiz politikasında daha ihtiyatlı hareket edeceği beklentisini güçlendirdi.
Öne çıkan “dot plot” grafiğinde, bu yıl faiz indirimi öngörmeyen yetkili sayısında artış gözlenirken, yatırımcılar hâlâ yıl içinde iki çeyrek puanlık indirim ihtimaline tutunmaya devam ediyor. Faiz vadeli işlem piyasasında Eylül ve Aralık aylarında indirim beklentisi güçlü şekilde fiyatlanıyor.
Trump'ın tarifeleri ve enflasyon baskısı
Fed Başkanı Jerome Powell, basın toplantısında gümrük tarifelerinin tüketici fiyatlarını yaz aylarında yukarı çekebileceği uyarısında bulundu. Powell, “Anlamlı bir enflasyon baskısı öngörüyoruz ve bu durumu politikamıza yansıtmamız gerekiyor” diyerek olası risklere dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump ise faizlerin düşmesi gerektiğini savunmaya devam ediyor. Ancak aynı zamanda, ABD’nin uygulamaya koymayı planladığı yeni gümrük vergilerinin Temmuz ayında yürürlüğe girmesi bekleniyor. RBC Capital Markets'tan Blake Gwinn, bu tarihin piyasalar için kritik bir dönemeç olacağını vurguladı.
Zayıflayan ekonomi ve yatırımcı psikolojisi
Son veriler, ABD ekonomisinde yavaşlama sinyalleri veriyor. Mayıs ayında konut başlangıçları %10 düşerek pandemi sonrası en düşük seviyeye geriledi. İstihdam artışı ise hız kesmiş durumda. Fiducient Advisors’tan Brad Long, enflasyonun kısa vadede düşme olasılığının sınırlı olduğunu ve Fed’in bu tabloya karşı temkinli yaklaştığını ifade etti.
Glenmede’den Michael Reynolds ise yatırımcıların gelecek aylardaki enflasyon verilerine odaklanması gerektiğini belirtti. Verilerin yönü, piyasaların risk alma iştahını ya artıracak ya da belirsizlik modunu sürdürecek.
Tahvil piyasasında yön kısa vade lehine
Tahvil piyasasında da belirsizlik hâkim. Yatırımcılar, ticaret politikalarının uzun vadeli etkilerini öngörmekte zorlanırken, kısa vadeli tahvillere yöneliyor. Franklin Templeton’dan Stephen Dover, siyasi ve ekonomik riskler nedeniyle yatırım fırsatlarının ABD dışına kayabileceğini savundu.