Sosyal güvenlik sisteminde son dönemde artış gösteren sahte sigortalılık vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) müfettişlerinin dijital takip sistemlerini devreye almasıyla mercek altına alındı. Bir kişinin bir işyerinde fiilen çalışmadığı halde sigortalı gösterilmesi esasına dayanan bu yöntem, 2026 yılı başı itibarıyla milyonlarca verinin çapraz kontrol edilmesiyle tespit ediliyor.
Dijital denetim ve fiili çalışma zorunluluğu
SGK denetim mekanizması artık sadece şikayet üzerine değil, sistemik algoritmalardan gelen sinyallerle harekete geçiyor. Vergi levhası olup faaliyeti bulunmayan şirketler, adresinde tespit edilemeyen işyerleri ve gelir kapasitesinin üzerinde çalışan bildiren kurumlar doğrudan "şüpheli" kategorisine alınıyor. Sosyal güvenlik hukukunun temel dayanağı olan "sigortalılık bildirimle değil, fiili çalışmayla kazanılır" ilkesi gereği, e-Devlet sisteminde günlerin görünmesi bu kayıtların hukuken geçerli olduğu anlamına gelmiyor.
Emeklilik sonrası aylık kesilme süreci
Denetimlerin emeklilikten yıllar sonra sonuçlanabilmesi, vatandaşlar için en büyük risk faktörünü oluşturuyor. Sahte sigortalılık tespiti yapıldığında süreç; önce ilgili dönemdeki sigorta günlerinin silinmesi, ardından bu günlere dayanan emeklilik hesabının bozulması ve nihayetinde aylığın kesilmesi şeklinde ilerliyor. 2025 yılında tamamlanan denetimlerin yansımaları, 2026 projeksiyonlarında emekli aylığı iptallerinde belirgin bir artışa işaret ediyor.
Mali yükümlülükler ve geri ödeme yaptırımları
Tespit edilen sahte sigortalılık vakalarında mali fatura sadece gün kaybıyla sınırlı kalmıyor. SGK, haksız yere ödendiği tespit edilen emekli aylıklarını, bayram ikramiyelerini ve sağlık harcamalarını yasal faiziyle birlikte geri talep ediyor. Ayrıca işsizlik maaşı ve diğer sosyal ödemeler de bu kapsamda incelemeye alınarak rücu ediliyor





