Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Ocak 2026 dönemi ödemeler dengesi verileri, makroekonomik dengelerde dış ticaret kaynaklı baskının sürdüğünü kanıtladı. Geçen yılın son çeyreğinde fazla veren cari denge, kasım ayından itibaren girdiği açık eğilimini ocak ayında 6,8 milyar dolara taşıyarak son 21 ayın en sert negatif sapmasını gerçekleştirdi.
Ocak ayında ihracatın yıllık bazda %6,3 daralarak 19,7 milyar dolara gerilemesi, ithalatın ise 26,7 milyar dolar seviyesinde yatay kalması dış ticaret açığını %25,6 oranında büyüterek 6,8 milyar dolara çıkardı. Turizm ve taşımacılık kalemlerini içeren hizmetler dengesindeki 2,6 milyar dolarlık net giriş, mal ticareti kaynaklı açığı kompanse etmekte yetersiz kaldı.
Yıllıklandırılmış açık 24 ayın zirvesinde
Ocak sonu itibarıyla yıllıklandırılmış cari işlemler açığı 32,9 milyar dolara ulaşarak son iki yılın en yüksek düzeyine çıktı. Altın ve enerji kalemleri hariç tutulduğunda dahi cari işlemler hesabının 1,2 milyar dolar açık vermesi, ekonomik aktivitedeki yapısal ithalat bağımlılığının ve dış talepteki zayıflığın etkilerini net biçimde ortaya koyuyor.
Finansman tarafında doğrudan yatırımların 22 milyon dolar gibi sembolik bir seviyeye gerilemesi dikkat çekerken, açığın finansmanı büyük oranda portföy girişleri ve kısa vadeli kredilerle sağlandı. Ocak ayında hisse senedi ve DİBS piyasasına yönelen 8,4 milyar dolarlık yabancı girişi, cari açığa rağmen rezervlerin 11,9 milyar dolar artmasına olanak tanıdı. Ancak uzmanlar, finansman modelindeki "sıcak para" ağırlığının orta vadeli kırılganlıkları tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
TCMB rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Cari işlemler dengesindeki genişleme, Türkiye’nin dış ticaret kompozisyonunda katma değerli üretim geçişinin henüz dış şokları sönümleyecek seviyeye ulaşmadığını gösteriyor. Doğrudan yabancı sermaye (FDI) girişlerinin durma noktasına gelmesi ve finansmanın portföy akımlarına (DİBS ve Hisse) bağımlı hale gelmesi, makro dengeleri küresel risk iştahına karşı daha hassas kılıyor. 2026 projeksiyonlarımızda, ihracat pazarlarındaki daralmanın sürmesi durumunda cari açığın GSYH’ye oranının %3,8 bandına doğru evrilebileceği öngörülüyor. TCMB rezervlerindeki artış kısa vadeli bir likidite kalkanı sunsa da finansman kalitesindeki bozulma, kur üzerindeki yapısal baskı noktalarını diri tutmaya devam ediyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Cari denge finansmanında kalite kaybı ve portföy bağımlılığı riskleriŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




