Apple, 3 Eylül 2026’da Londra’daki Competition Appeal Tribunal’a taşınan 2 milyar sterlinlik toplu davada App Tracking Transparency kuralları nedeniyle rekabeti bozmakla suçlandı. Uygulama geliştiricileri adına açılan dava, Apple’ın üçüncü taraf uygulamalara kendi hizmetlerinden daha sıkı takip ve izin şartları uygulayarak reklam ekosistemine avantaj sağladığını ileri sürüyor.
Davaya öncülük eden, İngiltere Rekabet ve Piyasalar Kurumu’nun eski üst düzey yöneticilerinden Ann Pope, politikanın Apple’a bağımlı işletmelerde önemli zarara yol açtığını savundu. Apple ise ATT’yi, kullanıcıların başka şirketlerin uygulama ve internet sitelerindeki faaliyetlerinin izlenmesine izin verip vermeyeceğini kontrol etmelerini sağlayan bir gizlilik aracı olarak tanımlıyor.
İddia üçüncü taraflara uygulanan kurallara odaklanıyor
ATT, 2021’de devreye girdi. Davacı tarafın temel iddiası, üçüncü taraf geliştiricilerin hedefli reklam için kullanıcı verisine erişiminde daha sıkı izin süreçleriyle karşılaşırken Apple’ın kendi hizmetlerinin aynı ölçüde kısıtlanmadığı ve bu farklılığın Apple’ın reklam faaliyetlerine rekabet avantajı sağladığı yönünde.
Talep edilen 2 milyar sterlin, davacıların iddia ettiği zarar için toplu tazminat tutarını ifade ediyor; mahkemenin Apple aleyhine verilmiş nihai bir tazminat kararı bulunmuyor. Davanın ilerleyebilmesi için toplu dava rejimindeki usul ve esas aşamalarının tamamlanması gerekecek.
ATT Avrupa’da daha önce de rekabet incelemesine girdi
Fransa Rekabet Kurumu, Mart 2025’te Apple’a ATT’nin uygulanma biçimi nedeniyle 150 milyon euro ceza verdi. Kurum, gizlilik amacının tek başına sorunlu olmadığını ancak uygulamanın üçüncü taraf uygulamalar için gerekli ve orantılı olmayan koşullar yarattığını, özellikle küçük yayıncıların ekonomik olarak daha fazla etkilendiğini belirledi.
Almanya Federal Kartel Dairesi de Şubat 2025’te ATT’nin üçüncü taraf uygulamalara Apple’ın kendi hizmetlerinden daha sıkı koşullar getirebileceği yönünde ön değerlendirme açıkladı. Apple, Ağustos 2026’da Almanya’daki incelemeyi sonlandırmak üzere izin pencerelerini üçüncü taraflar ile kendi hizmetleri arasında daha yakın biçimde uyumlaştıracak değişiklikleri kabul etti.
Londra’daki yeni dava, ATT tartışmasını düzenleyici yaptırımların ötesine taşıyarak geliştiricilerin doğrudan zarar iddiasına dönüştürüyor. Sonuç, Apple’ın gizlilik kurallarını kendi reklam ve uygulama ekosisteminde nasıl uygulayabileceğine ilişkin özel hukuk riskini de büyütebilir.





