ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye'yi savunma malzemesi ve hizmetlerine ilişkin lisans başvurularının toptan reddedildiği ülkeler listesinden çıkardı. Federal Sicil'de yayımlanan nihai düzenleme 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Suriye'ye yönelik başvurular bundan sonra vaka bazında değerlendirilecek.
Toptan ret yerine vaka bazında inceleme
Değişiklik, Uluslararası Silah Ticareti Tüzüğü'nün (ITAR) "yasaklı ihracat, ithalat ve satışlar" başlıklı 126.1 sayılı maddesinde yapıldı. Federal Sicil'de yayımlanan düzenlemeye göre ABD Dışişleri Bakanı, 19 Ağustos 2026'da Suriye için yeni bir savunma ticareti politikasını onayladı ve bunun tüzüğe işlenmesi talimatını verdi. Karar otomatik bir satış izni anlamına gelmiyor; her başvuru Bakanlık tarafından ayrı ayrı incelenecek.
Düzenlemede, statü değişikliği için gereken yasal şartların yerine getirildiği belirtildi. Bunlar arasında Suriye'ye ilişkin teröre destek kararının iptali ile Suriye'nin Hesap Verebilirliği ve Lübnan'ın Egemenliğinin Yeniden Tesisi Yasası, Kimyasal ve Biyolojik Silahların Kontrolü Yasası ve Çocuk Askerlerin Önlenmesi Yasası kapsamındaki kısıtlamaların kaldırılması ya da bu kısıtlamalardan muafiyet tanınması yer alıyor. Suriye'nin çıkarılmasıyla listede Belarus, Myanmar, Çin, Küba, İran, Kuzey Kore ve Venezuela kaldı.
Normalleşmenin savunma ayağı
ABD, Suriye'ye yönelik ilk savunma ticareti kısıtlamasını 29 Aralık 1979'da yürürlüğe koymuştu. Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Washington, ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırdı. Savunma alanındaki kısıtlama ise bu sürecin son halkalarından biri olarak kalmıştı. Yeni adım, Şam yönetiminin ordusunu yeniden yapılandırma çabalarına ABD menşeli malzeme ve hizmetlerin de dahil olabilmesinin hukuki zeminini oluşturuyor.
Türkiye açısından ne anlama geliyor
ITAR, yalnızca ABD'den yapılan doğrudan satışları değil, ABD menşeli parça ve teknoloji içeren ürünlerin üçüncü ülkelerce yeniden ihracını da izne bağlıyor. Suriye ret listesindeyken bu tür başvurular ilke olarak reddediliyordu. Değişiklik, ABD menşeli bileşen barındıran sistemlerin Suriye'ye devrine ilişkin başvuruların da artık incelenebilmesinin önünü açıyor. Bu durum, Suriye ordusunun eğitimi ve donatılmasında rol üstlenen Türkiye'nin savunma sanayii için de yakından izlenecek bir başlık.
Ankara ile Şam arasındaki ekonomik ilişkiler de derinleşiyor. Türkiye, Suriye makine pazarında Çin'i geride bıraktı. Öte yandan Suriye sahası, İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin yeni cephesi olarak da öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın F-35 ve Suriye konusundaki mesajları da bu çerçevede gündemdeki yerini koruyor.




