İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan “Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi” raporu, Türkiye’de özellikle 18 yaş altındaki gençleri etkileyen dijital yapılanmaların ulaştığı boyutu ortaya koydu. Raporda “incel” olarak tanımlanan grupların Discord ve Telegram gibi platformlarda organize olduğu belirtildi.
Karşı cinsle iletişim kuramayan bireyler olarak tanımlanan bu yapıların zaman içinde yalnızca bir alt kültür olmaktan çıktığı; kadın düşmanlığı, ırkçılık ve erkek üstünlükçülüğü etrafında şekillenen kapalı dijital ağlara dönüştüğü ifade edildi.
Raporda adı geçen 901 Grubu, C31K ve Gulyan Grubu gibi oluşumların yalnızca ideolojik içerik üretmediği; çocuklara yönelik dijital zorbalık, cinsel taciz, şantaj, kredi kartı dolandırıcılığı ve hayvanlara yönelik şiddet gibi suçlarla ilişkilendirildiği aktarıldı. Bazı grupların nefret söylemini sistematik biçimde yaydığı da kaydedildi.
Türkiye’deki yapılanmaların küresel örneklerden ayrıştığı temel noktanın ise “yoksulluk” faktörü olduğu belirtildi. Rapora göre bazı gençler, sosyal dışlanmışlık hissini ekonomik durumları ve fiziksel görünümleriyle ilişkilendirerek bunu zamanla öfke ve şiddet eğilimine dönüştürüyor.
İstanbul’da Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’in öldürüldüğü saldırının faili Semih Çelik’in dijital geçmişi de raporda dikkat çekilen örnekler arasında yer aldı. Yetkililer, bazı bireylerin intihar eğilimleriyle birlikte çevrelerine zarar verme dürtüsü taşıdığına dikkat çekti.
Söz konusu dijital yapılanmalar ve “incel” kültürünün Türkiye’deki etkileri daha önce ODA TV’de yayımlanan analizlerde de gündeme taşınmıştı. ODA TV editörü Gözde Sula’nın Semih Çelik saldırısının ardından kaleme aldığı değerlendirmelerde, bu yapıların uluslararası bağlantıları ve çevrim içi örgütlenme biçimleri detaylı şekilde incelenmişti.
Bakanlık ulusal eylem planı öneriyor
Raporda çözüm önerileri de geniş yer tuttu. Çocukların telefon ve bilgisayar kullanım sürelerinin sınırlandırılması, zararlı içeriklere erişimi engelleyen teknolojik önlemlerin artırılması ve farklı yaş gruplarını kapsayan ulusal bir dijital güvenlik eylem planı hazırlanması önerildi.
Uzmanlar, dijital platformlarda kapalı gruplar üzerinden yayılan radikal içeriklerin yalnızca güvenlik değil; aynı zamanda psikolojik ve toplumsal risk ürettiğini belirtiyor. Özellikle ergenlik çağındaki bireylerin çevrim içi aidiyet arayışı nedeniyle bu tür yapılara daha açık hale gelebildiği ifade ediliyor.




