Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında ABD’ye bağımlılık yüzde 43’ü aşarken, sektör temsilcilerinin yüzde 12,5 olarak bildirdiği yeni tarife en büyük dış pazarı riskli hâle getirdi. 2024/25 sezonunun ilk dokuz ayında ihraç edilen 44 bin 97 ton zeytinyağının 19 bin 41 tonu ABD’ye gönderildi. Böylece her 100 ton ihracatın yaklaşık 43 tonu tek pazara yöneldi.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine göre Türkiye, 1 Ekim 2024 ile 31 Temmuz 2025 arasındaki dönemde ABD’ye yaptığı zeytinyağı ihracatını bir önceki sezonun aynı dönemine göre yüzde 54 artırdı. ABD’ye sevkiyat 12 bin 344 tondan 19 bin 41 tona yükseldi. Aynı dönemde toplam zeytinyağı ihracatı 44 bin 97 ton olarak kaydedildi.
Tarife farkı rekabet baskısını büyüttü
Sektör temsilcilerinin aktardığı tarife görünümünde Türkiye’den ABD’ye gönderilen zeytin ve zeytinyağı için oran yüzde 12,5 olarak belirtiliyor. Avrupa Birliği ürünleri için yüzde 10 oranı bildirilirken, Tunus’un yeni ek tarifeden muaf tutulduğu ve mevcut temel gümrük vergisiyle devam ettiği ifade ediliyor. Ürün kodu ve menşe bazındaki nihai uygulamanın ABD gümrük cetvelleri üzerinden ayrıca teyit edilmesi gerekiyor.
| TEDARİKÇİ | BİLDİRİLEN ORAN | REKABET ETKİSİ |
|---|---|---|
| Türkiye | Yüzde 12,5 | En yüksek bildirilen yük |
| Avrupa Birliği | Yüzde 10 | Türkiye’ye göre 2,5 puan avantaj |
| Tunus | Yeni ek tarifeden muaf | Temel vergiyle devam ettiği bildirildi |
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki 2,5 puanlık fark tek başına sınırlı görünebilir. Ancak zeytinyağı gibi uluslararası fiyat rekabetinin yüksek olduğu bir üründe navlun, ambalaj, finansman ve dağıtım maliyetleriyle birleştiğinde ithalatçıların tedarik tercihini etkileyebilir. Tunus’un ek tarifeden muaf tutulması ise benzer ürün grubunda Türkiye’nin göreli maliyet dezavantajını daha da belirginleştiriyor.
ABD’ye yönelen 19 bin 41 tonluk hacim, toplam 44 bin 97 tonluk ihracatın yüzde 43,2’sine karşılık geliyor. Tarife bu nedenle yalnız tek bir ülkeye yapılan satışı değil, sektörün toplam ihracat dengesini etkileyebilecek büyüklükte.
Hasat öncesi düzeltme çağrısı
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, hasat başlamadan önce tarife konusunda düzeltme yapılmamasının önemli bir pazarın kaybedilmesi riskini doğuracağını belirtti. Yeni sezonda güçlü rekolte beklentisi bulunması, ihracat kanallarının açık tutulmasını daha önemli hâle getiriyor.
Birlik Başkan Yardımcısı Davut Er de tarifenin kaldırılması için acil girişim çağrısı yaptı. Sektörün Ticaret Bakanlığı ve hükümet nezdinde temas yürüttüğü, ilgili kurumlara mektuplar gönderildiği bildirildi. Tarifenin kaldırılması veya ürün bazında istisna sağlanması konusunda henüz açıklanmış bir ABD kararı bulunmuyor.
ABD pazarı neden kritik
ABD, Avrupa Birliği’nin ardından dünyanın en büyük zeytinyağı tüketim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sektör verilerine göre ülkenin yıllık zeytinyağı ithalatı Türkiye’nin yıllık üretimine yakın bir büyüklüğe ulaşıyor. Bu ölçek, ABD’yi yalnız mevcut satışların değil, yeni sezon ürününün değerlendirilmesi açısından da stratejik pazar hâline getiriyor.
ABD payının yüzde 43,2’ye ulaşması, pazar kaybının başka ülkelere kısa sürede telafi edilmesini zorlaştırabilir. Alternatif pazarlara yönelim mümkün olsa da aynı hacmin farklı ülkelere taşınması fiyat indirimi, yeni dağıtım anlaşmaları ve ek pazarlama maliyeti gerektirebilir. Endeks24’te daha önce yayımlanan ABD tarifelerinin Türkiye’ye etkisine ilişkin değerlendirme, genel ticaret politikasındaki müzakere alanını ortaya koymuştu.
Belirsizlik ürün kodu ve muafiyetlerde
Sektörün açıkladığı oranlar rekabet riskini gösterse de tarifenin zeytin ve zeytinyağının tüm alt ürün kodlarına aynı biçimde uygulanıp uygulanmadığı henüz açık değil. Ambalaj türü, işleme düzeyi ve menşe kuralları nihai gümrük yükünü değiştirebilir. Bu nedenle ihracatçılar açısından belirleyici unsur, ABD makamlarının ürün bazındaki tarife cetvelini ve olası istisnaları netleştirmesi olacak.
Tarife aynen uygulanırsa Türkiye’nin en büyük zeytinyağı pazarındaki fiyat avantajı zayıflayabilir. Kaldırılması veya eşitlenmesi hâlinde ise son sezonda yüzde 54 büyüyen ihracat ivmesinin korunması mümkün olabilir. Şu aşamada sektörün temel riski, güçlü rekolte beklentisinin yüksek stok ve düşük ihracat fiyatına dönüşmesi.





