Kısaca
  • Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 7 Kasım 2026'da İstanbul'da savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini söyledi.
  • Şimşek, kısa vadede çok büyük bir enerji tedarik şoku yaşandığını ve küresel ekonominin bunu kaldıracak seviyede olmadığını düşündüğünü belirtti.
  • Türkiye'nin savaş sonrası dönemden önemli ölçüde fayda sağlamasını oldukça muhtemel gördüğünü, bu nedenle iyimser olduğunu söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 7 Kasım 2026'da İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen forumun kapanış oturumunda Körfez'deki savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini söyledi. Şimşek, bölgesel aktörler arasında rekabetin azalacağı, işbirliğinin artacağı bir döneme girileceğini belirtti.

Forum, "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla yapıldı. Şimşek, "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" başlıklı oturumda konuştu. Konuşmasında şu sözleri kullandı: "Savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini düşünüyorum. Bölge artık eskisi gibi olmayacak."

Enerji tedarik şoku ve küresel büyüme

Şimşek, kısa vadede çok büyük bir enerji tedarik şokunun yaşandığını, bunun şimdiye kadar görülenlerin en büyüğü olduğunu söyledi. Yaşanan şokun 1973-74 petrol ambargosunun 2 katı, 2022'deki Rusya-Ukrayna enerji kesintisinin 7 katı büyüklüğünde olduğunu belirtti.

Bakan, küresel ekonominin bunu kaldırabilecek bir seviyede olmadığını düşündüğünü söyledi. Küresel büyüme oranlarının azaldığını, enflasyon arttığı için finansal koşulların sıkılaştığını belirten Şimşek, bunların hepsinin savaştan kaynaklanmadığını ama savaşın etkisinin büyük olduğunu ifade etti.

Şimşek, cephe hattındaki ülkelerin ihracat ve ithalat hacimlerinde önemli kayıplar yaşadığını anlattı. IMF'nin 1946'dan bu yana 170 çatışmayı incelediğini, çıktı kaybının yüzde 3 ile yüzde 7 arasında değişebildiğini aktardı. Toparlanmanın barışın sağlanıp sağlanmamasına bağlı olduğunu, henüz bu barışın elde edilemediğini söyledi.

Şimşek, daha önce de savaşın ekonomiye etkisini dile getirmişti. Bakan, 1 Ekim 2026'da savaş olmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük olacağını söylemiş, 3 Kasım 2026'da ise enerji fiyatlarının dezenflasyonu sınırladığını belirtmişti.

Körfez ülkeleri ve İran

Şimşek, en çok etkilenen ülkeler arasında Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin bulunduğunu söyledi. Bu ülkelerin mali hareket alanının ve kaynaklarının olduğunu, bu nedenle toparlanmanın çok daha hızlı olabileceğini belirtti. İran için ise "bir soru işareti" ifadesini kullandı.

Bakan, Hürmüz Boğazı gibi tek bir geçiş noktasına bağlı olmanın sorun yarattığını, bunun daha fazla bölgesel ekonomik entegrasyonu getireceğini söyledi. Şimşek, ülkelerin bağımlılıklarını gözden geçirdiğini, çoklu ticaret koridorlarının kurulması ve elektrifikasyonun hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye gibi ülkeler için elektrifikasyonun artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.

Şimşek'in Türkiye için aktardığı rakamlar

Konu Şimşek'in aktardığı değer
Serbest ticaret anlaşması sayısı 54
Anlaşmaların kapsadığı ihracat payı yaklaşık yüzde 70
Son 20 yılda altyapı yatırımı yaklaşık 260 milyar dolar
Geçen yılki hizmet ihracatı 120 milyar doların üzerinde
Geçen yılki yeni savunma siparişi yaklaşık 18 milyar dolar
Alternatif koridor yatırımları için konuşulan tutar yaklaşık 660 milyar dolar
Önümüzdeki 10 yılda yeniden imar ihtiyacı en az 1 trilyon dolar

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 7 Kasım 2026 tarihli konuşması. Değerler bakanın aktardığı şekliyle verilmiştir.

Şimşek, 54 serbest ticaret anlaşmasının Gümrük Birliği ülkelerini de kapsadığını, onay sürecini bekleyen 3 anlaşma bulunduğunu söyledi. Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve Kanada ile yeni nesil anlaşmalar için görüşme yürüttüklerini aktardı.

Bakan, Türkiye'nin dünyanın en büyük 14'üncü sanayi altyapısına sahip olduğunu da belirtti. Savaş sonrasında bölgesel sermayenin yeniden bölgeye yönelmesinin beklendiğini söyleyen Şimşek, bu kaynakların daha yüksek savunma harcamalarının finansmanında da kullanılabileceğini ifade etti.

Bağlantısallık ve Türkiye'ye etkisi

Şimşek, Türkiye'nin Pekin'den Londra'ya uzanan Orta Koridor'un bir parçası olduğunu söyledi. Basra Körfezi'nden Türkiye üzerinden Çin ve Avrupa'ya ulaşacak Kalkınma Yolu Projesi'ne bölge ülkelerinin yatırım yapmasını teşvik ettiklerini anlattı. Suudi Arabistan ile Osmanlı döneminden kalma demir yolu hattının yeniden canlandırılması ve elektrik bağlantıları gibi projelerin de değerlendirildiğini söyledi.

Bakan, bölgesel bağlantısallığa yatırım yapılmasının "son derece açık bir gereklilik" olduğunu belirtti. Ülkelerin alternatif transit güzergahlarına, ticaret koridorlarına, boru hatlarına, kara yollarına ve demir yollarına yatırım yapmak zorunda kalacağını söyledi.

Şimşek, savunma anlaşmalarıyla birlikte daha derin bir ekonomik ve ticari entegrasyonun ortaya çıkmasını oldukça muhtemel gördüğünü söyledi. Bu örneklerden biri olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kısa süre önce onayladığı, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsayan Mekke Anlaşması'nı gösterdi.

Konuşmasının sonunda Şimşek, bağlantısallığın ve entegrasyonun artmasını, siyasi ve jeopolitik rekabetin azalmasını olumlu gelişmeler olarak değerlendirdi: "Bu nedenle iyimserim. Türkiye'nin de bütün bu gelişmelerden önemli ölçüde fayda sağlaması oldukça muhtemel." Bakan, "Savaşlar bizim çıkarımıza değil. Bölgede istikrardan, barıştan ve refahtan en fazla fayda sağlayan ülkelerden biri Türkiye" dedi.