Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası hesaplamalarına göre İran savaşı olmasaydı enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olacağını söyledi. Şimşek, bu yıl büyümenin yüzde 3 civarında gerçekleşmesini beklediklerini, erken seçim spekülasyonlarının ise tamamen temelsiz olduğunu belirtti.
Yıl sonu enflasyonunda savaş etkisi
S&P Global'in düzenlediği Küresel Gelişmekte Olan Piyasalar Konferansı'na uzaktan bağlanan Şimşek, savaşın enerji fiyatları üzerinden enflasyona etkisini somut bir rakamla ortaya koydu. Şimşek'e göre savaş olmasaydı Türkiye bu yılı yüzde 20'lerin sonu yerine yüzde 20'lerin başında bir enflasyonla kapatabilirdi. Bakan, petrol ve diğer emtia fiyatlarının yüksek seviyelerden gerilemeye başlaması halinde dezenflasyonun belirgin biçimde destekleneceğini vurguladı.
Şimşek, önümüzdeki 12-18 ayda enflasyonu şekillendirecek başlıca etkenin zayıflayan talep olduğunu söyledi. Düşük talebin firmaların fiyatlama gücünü sınırladığını belirten Şimşek, rekor enerji fiyatları ve ham madde maliyetlerindeki artışa rağmen temel mal enflasyonunun yüzde 16'nın altında kaldığını aktardı. Hizmet enflasyonunda kira ve eğitim kalemlerinde ilerleme kaydedildiğini, ulaştırma hizmetlerinde ise savaş kaynaklı bir istisna yaşandığını ifade etti. Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması, maliyet baskısının sürdüğüne işaret ediyor.
Büyüme yüzde 3, cari açık beklentinin biraz üzerinde
Şimşek, cari açığın milli gelire oranının beklentilerin biraz üzerinde gerçekleşebileceğini, ancak tablonun yönetilebilir düzeyde olduğunu söyledi. Bütçe performansının hedeflere göre güçlü seyrettiğini belirten Şimşek, yüksek enerji fiyatlarının tüm enerji ithalatçısı ülkeler için zorluk oluşturduğunu, ancak bunun programın yönünü değiştirmeyeceğini vurguladı.
Seçim öncesi dört öncelik bütçede
Erken seçim beklentilerini reddeden Şimşek, seçim sürecinde ekonomi programında yön değişikliği olmayacağını söyledi. Bakan, seçim öncesi dönemde sosyal konut arzının artırılması, aktif iş gücü piyasası politikaları, hedefli destek programlarıyla KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve gelir dağılımını iyileştirecek politikalara odaklanacaklarını belirtti. Şimşek, bu dört başlığın kapsamlı bir seçim ekonomisi anlamına gelmediğini, tamamının 2027 bütçesinde zaten öngörüldüğünü vurguladı.
Fon piyasasındaki gelişmelere de değinen Şimşek, sorunlu portföy yönetim şirketlerini ve fonları hızla karantinaya aldıklarını, tasfiye ve çözümlenme sürecinin başladığını söyledi. Şimşek, aynı konferansta fonlarda ilave düzenleme sinyali vermiş, bulaşıcılığın sistemin geri kalanına yayılmasının büyük ölçüde önlendiğini belirtmişti. Bakan, gün içinde de fon yatırımcılarına en yüksek ödeme için çalıştıklarını açıklamıştı.





