TBMM'ye sunulan fon kanun teklifi, tasfiye edilen fonlardan ve fiyatı gerçeğe aykırı oluşan paylardan kazanç sağlayanlar için zorunlu değil, isteğe bağlı bir iade yolu öngörüyor. Teklife göre iade edilebilecek tutar kazancın tamamı değil, emsal fonların ya da ilgili endeksin getirisini aşan kısım. Teklifin gerekçesine göre iade bir af ya da ibra değil, sorumluluk kabulü de sayılmıyor.
Düzenleme, 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketinin fonlarının alım satıma kapatılmasıyla başlayan fon krizinin yasal çerçevesini kuran teklifin parçası. SPK, 1 Ekim'de her fon için isteğe bağlı iade hesapları ile bir genel hisse iade hesabı açıldığını duyurmuştu. 9 Ekim'de TBMM'ye sunulan teklif ise bu iadenin kimler için, ne kadar ve hangi hukuki sonuçla yapılabileceğini tanımlıyor. Teklif yasalaşmadı, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek.
İki grup iade edebilecek
Teklifin 4. maddesine göre birinci grup, tasfiyesine karar verilen fonlarda gerçeğe aykırı oluşan değerler üzerinden katılma paylarını tasfiye tarihine kadar fona iade ederek ödeme almış kişiler. Bu kişiler, fona fiilen yaptıkları yatırım ile emsal getirinin toplamını aşan kısmı SPK'nın ilan edeceği hesaplara isteğe bağlı olarak iade edebilecek. İkinci grup, bu fonların portföyünde bulunan ve fiyatının gerçeğe aykırı oluştuğu SPK tarafından tespit edilen paylardan kazanç elde edenler. Bu kişiler de getirilerinin, payın dahil olduğu endeksin ya da SPK'nın belirleyeceği diğer piyasa ölçütlerinin getirisini aşan kısmını genel hisse iade hesabına yatırabilecek.
Teklife göre emsal getiri, fonda kalınan süre dikkate alınarak aynı yatırım stratejisi kategorisindeki fonların yıllık ortalama getirisi esas alınarak SPK'nın belirleyeceği yöntemle hesaplanacak. Tasfiyesine karar verilen fonların getirileri emsal hesabına katılmayacak. Madde gerekçesinde, para piyasası fonu için emsal grubun aynı nitelikteki fonlardan, hisse senedi fonu için aynı ya da benzer stratejideki fonlardan oluşturulabileceği örneği veriliyor.
İade sorumluluğu kaldırmıyor
Teklifin gerekçesine göre mekanizma cezai ya da hukuki sorumluluğun yerine geçmiyor, ilgili mevzuat hükümleri saklı tutuluyor. İsteğe bağlı iade hukuki yükümlülük, borç ikrarı ya da sorumluluk kabulü anlamına gelmiyor. İade edilen tutarlar TMSF nezdinde, her fon için ayrı alt hesaplarda izlenen geri kazanım hesabına girecek ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesinde ve pay sahiplerine ödemede kullanılabilecek. Bu hesaptaki tutarlar haczedilemeyecek.
Gönüllü iadeden ayrı olarak teklifin 5. maddesi zorunlu bir tahsilat yolu düzenliyor. Fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerden doğan zarardan öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi portföy yönetim şirketi sorumlu tutuluyor. Tahsil edilemezse SPK'nın belirlediği gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu olacak, TMSF tahsilat ve takip işlemlerini 6183 sayılı Kanun kapsamında yürütecek. Teklifteki el koyma ve satış yetkisi de bu çerçevenin parçası.
Emsal fon grubu, hesaplama dönemi, yıllık ortalama getirinin hesaplanma yöntemi, payların olağan getirisi ve kullanılacak endeks SPK'ya bırakılıyor. Teklif metninde iade için süre ya da başvuru yöntemi yer almıyor. Fon Koordinasyon Kurulu'nun 9 Ekim'deki toplantısında fahiş kazançların iadesi için açılan hesaplara ilişkin kurumlar arası eşgüdüm ele alınmıştı.





