MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin yazılı açıklamasında finansal piyasalardaki manipülasyon iddialarının zararının yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı kalmadığını söyledi. Bahçeli, yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistem için hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınmasını istedi.

Bahçeli cumartesi günü yaptığı açıklamada, fon soruşturmasındaki gelişmelerin "dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönünde" olduğunu belirtti. Devlet kurumlarının ve yetkililerin açıklamalarından duruma hâkim olunduğunun, suç işleyenlerin tespiti ve mağduriyetlerin giderilmesi için yol haritasının belirlenip uygulamaya başlandığının anlaşıldığını kaydetti.

"Finans sistemi güven üzerine kuruludur"

MHP lideri, "Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur" dedi. Küçük yatırımcının parasını bankaya ya da sermaye piyasası araçlarına yatırırken sistemi yöneten ve denetleyen kurumsal yapıya da güvendiğini vurguladı.

Bahçeli, "Finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir" ifadesini kullandı.

Asıl soru kanunsuzluk olup olmadığı

Bahçeli, vatandaşların tasarruflarını meşru yollarla değerlendirmek istemesinin doğal, bazı yatırımcıların risk almasının da kendi takdirleri olduğunu belirtti. Ona göre asıl mesele, fonların yönetimi sırasında bilgi sızdırma yoluyla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların bulunup bulunmadığı.

Açıklama, fon soruşturmasında 20 şüphelinin tutuklandığı ve tasfiye edilen fonlarda ara ödeme kararının alındığı bir dönemde geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da aynı gün haksız kazanç elde edenlerin hesap vermesi gerektiğini söylemişti.

"Türkiye bir arınma sürecinden geçmektedir"

Bahçeli, açıklamasında belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarına da değindi. "Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir" dedi.

Belediyeleri "kamusal bir emanet" olarak niteleyen Bahçeli, yargı kararları ile Sayıştay ve denetim kurumlarının tespitleriyle kamu zararının açıkça ortaya konulmasını istedi. Geri alınacak kamu zararının emeklilere, dar ve sabit gelirli vatandaşlara verilmesi gerektiğini savundu.