Yemen'deki çatışmalar ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin ekonomisine olumsuz yansımalar göstermeye başladı. Bu bölgede yaşanan olaylar, Türkiye'nin hammadde ithalatında ciddi gecikmelere ve lojistik maliyetlerinde artışlara yol açıyor. İç piyasada bu durum, bazı ürünlerin fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor. Aynı zamanda, yurt dışındaki bazı alıcılar Türkiye'den yapılması planlanan ihracat siparişlerini askıya almaya başladı.

Kızıldeniz'deki gerginlik, Süveyş Kanalı'ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılar sebebiyle daha da karmaşık bir hal alıyor. Bu durum, gemilerin rotalarını değiştirmelerine ve seyahat sürelerinin uzamasına neden oluyor. Özellikle, lojistik ve taşımacılık maliyetlerindeki bu artış, Türkiye'nin dış ticaretine olumsuz etkiler yaratıyor. Kimya ve otomotiv yan sanayii sektörleri, bu durumdan ilk etkilenen sektörler arasında yer alıyor.

Süveyş Kanalı'ndaki taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artış, özellikle düşük maliyetli ürünlerin taşınmasını zorlaştırıyor. Bu durum, Türkiye'nin bazı önemli ihraç ürünleri için de geçerli oluyor. Ayrıca, navlun fiyatlarının ani yükselişi, bölgedeki ticari dengeleri bozuyor. Özellikle gıda sektöründe, navlun maliyetlerinin yüksekliği ve tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle bazı siparişlerin ertelenmesi söz konusu.

Uznabkara göre , krizin devam etmesi durumunda, bazı uluslararası alıcıların tedarik zincirlerini Türkiye gibi daha yakın bölgelere kaydırması mümkün olabilir. Bu durum, Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak, bu süreçte iç piyasada fiyat artışları ve tedarik zincirindeki aksamalar, enflasyonist baskılara yol açabilir.