Vergi Denetim Kurulu (VDK) bünyesinde kurulan üç yeni ihtisas dairesi 1 Ekim itibarıyla fiilen faaliyete geçiyor. Kurulun 30 Eylül 2026'daki yazılı açıklamasına göre Ankara ve İstanbul'da birer Organize Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı ile İstanbul Uluslararası Vergilendirme ve Transfer Fiyatlandırması Sektörel Denetim Daire Başkanlığı çalışmaya başlayacak.

Hedefte sahte belge organizasyonları var

VDK, organize vergi kaçakçılığı dairelerinin başta sahte belge düzenleme ve kullanma organizasyonları olmak üzere, çok sayıda kişi ve şirketin birlikte hareket ettiği karmaşık yapıları bütüncül biçimde incelemek amacıyla oluşturulduğunu bildirdi. Bu yapılarda paravan şirketler, finansal akışlar ve profesyonel aracılık mekanizmaları birlikte ele alınacak.

Kurul, yeni yaklaşımla denetimin yalnızca organize yapıların görünen şirketlerine değil, bu yapıları kuran, yöneten ve sürdüren organizasyonel kapasiteye de odaklanacağını açıkladı.

Vergi denetiminde üç yeni ihtisas dairesi yarın çalışmaya başlıyor
Vergi Denetim Kurulu'nun yeni daire başkanlıkları ve odak alanları, 1 Ekim 2026
Ankara
Organize Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı
Sahte belge organizasyonları, paravan şirketler
İstanbul
Organize Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı
Finansal akışlar, aracılık mekanizmaları
İstanbul
Uluslararası Vergilendirme ve Transfer Fiyatlandırması Sektörel Denetim Daire Başkanlığı
Çok uluslu şirketler, sınır ötesi işlemler
Kaynak: Vergi Denetim Kurulu · 30 Eylül 2026
Endeks24

Çok uluslu şirketlerde grup yapısı incelenecek

Uluslararası vergilendirme dairesi, çok uluslu şirketler ve sınır ötesi işlemlerin vergilendirilmesine yönelik denetim kapasitesini güçlendirmek amacıyla kuruldu. Yeni yapılanmayla bu şirketlerin işlemleri, yerel kayıt ve beyannamelerin yanı sıra grubun küresel faaliyet yapısı, ülkeler itibarıyla gelir ve kârlılığı, grup içi işlemleri, işlev, varlık ve risk dağılımı, finansman yapısı ve uluslararası veri kaynaklarıyla birlikte değerlendirilebilecek.

VDK, her iki alandaki dairelerin çalışma modelinde veri analitiği ve dijital denetimin önemli yer tutacağını, mükellef hakları, hukuki güvenlik ve eşitlik ilkesini gözeten risk temelli bir denetim anlayışının sürdürüleceğini açıkladı.