Suudi Arabistan, dünya iş dünyasını etkileyecek radikal bir kararla Pazartesi günü yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Bu tarihi karar, yabancı şirketlere açık bir ultimatom sunuyor: Bölgesel merkezlerini Krallık sınırları içerisinde kurmaları, ya da milyarlarca dolarlık değere sahip hükümet ihalelerinden men edilmeleri.

Krallığın resmi yayın organı Umm Al-Qura gazetesi, bu kapsamlı kararın bazı istisnalar içerdiğini duyurdu. Belirtilen istisnalar, bir milyon riyalden (yaklaşık 266.681 $) daha az değerdeki sözleşmeler, Krallık dışında gerçekleşen işler ve tek tedarikçi olma durumu gibi özel durumları kapsıyor. Ancak, bu istisnalar bile yabancı şirketler için büyük bir değişikliği ifade ediyor. Bölgesel merkezi olmayan şirketlerin devlet ihalelerine katılımı, teknik üstünlük ve yüzde 25 daha ucuz teklif gibi sıkı koşullara bağlanacak.

Bu yeni politika, yabancı şirketlerin Suudi Arabistan pazarına giriş stratejilerini yeniden değerlendirmelerine neden oluyor. Şirketler, bu değişikliğe uyum sağlamak için hızla harekete geçerken, vergi düzenlemeleri ve yargı yetkisi konusunda belirsizliklerden dolayı endişelerini dile getiriyorlar. Suudi Arabistan'ın son dakikada açıkladığı vergi teşvikleri, bu endişeleri hafifletmeye yönelik bir adım olsa da, şirketler için hala birçok soru işareti barındırıyor.

Suudi Yatırım Bakanı Halid El-Falih, 180 şirketin Riyad'da bölgesel merkezler kurma konusunda anlaşma sağladığını belirtti. Bu, Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik rekabetin yeni bir boyutunu ortaya koyuyor. Petrolden uzaklaşan bir dünya ekonomisinde, Suudi Arabistan'ın bu adımı, Veliaht Prens Muhammed bin Salman'ın ekonomiyi çeşitlendirme ve petrole bağımlılığı azaltma hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak görülüyor. Riyad'ı bölgesel bir iş ve finans merkezi olarak konumlandırma çabası, komşusu Emirates ile olan rekabeti daha da alevlendirecek gibi görünüyor.