Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa Birliği’nin Rus petrolüne ambargo uygulamaya başlaması an meselesi ve Suudi Arabistan, ABD Başkanı Joe Biden’ın “üretimi artırın” çağrılarına kulak tıkamaya devam ediyor. Bu durum, analistlere göre yakın bir dönemde petrol piyasalarında arz-talep makasını yeniden açabilir. S

uudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan Al Saud’un “Ani bir küresel petrol darboğazı beklemiyoruz” açıklamasına rağmen petrol fiyatları haftaya yükselişle başladı. Brent petrolün varili salı günü TSİ 17:12 itibariyle yüzde 1’in altında bir yükselişle 114,63 doları görürken, WTI’da 111,43 dolar/varil düzeyi görüldü. Ancak pandemiden çıkış, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün arzı hızla değil kademeli artırması ve AB’nin Rus petrolüne ambargo uygulama ihtimaliyle iki gösterge petrolde yıl başından bu yana yüzde 40’ın üzerinde, son bir yılda yüzde 70’in üzerinde yükseliş görüldü.

Suudilerin ayak diremesi petrolde fiyatı yükselten bir unsur

Suudi Arabistan geçtiğimiz günlerde OPEC+ masasında Rusya’yı destekleyeceğinin sinyalini verdi. Bu durum, en büyük petrol tüketicisi Çin, karantinalardan çıksa dahi, petrol üretiminin çok hızlı artmayacağı anlamına geliyor. Bu da fiyatlarda yukarı yönlü baskı yapan bir unsur. Almanya Ekonomi Bakanı Habeck’in açıklamasına göre AB, Rus petrolüne ambargoyu ‘günler içinde’ açıklayabilir. OANDA analisti Craig Erlam, “Şu anda piyasanın anlaşılması zor, ancak bir şey çok açık, pazar hala çok sıkı ve bu baskılar fiyatları desteklemeye devam edecek” diyor. ABD’de yaz sezonunun açılması küresel petrol talebinde artış getirmesi beklenen bir etken olarak değerlendiriliyor.

Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, pazartesi günü Alman televizyon kanalı ZDF’le yaptığı röportajda “Ukrayna’nın işgali nedeniyle Rus petrolüne ambargo uygulanıp uygulanmayacağı sorusuna “Birkaç gün içinde uzlaşıya varacağız” yanıtını vermişti. Ambargonun Kremlin’i otomatik olarak zayıflatmayacağını ancak Rusya’nın petrol satışında hacmi düşürerek gelirlerini azaltacağını söyledi. Habeck bu nedenle Avrupa Komisyonu ve ABD’nin petrol için her türlü bedeli ödeyecekleri değil, petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayacak bir öneri üzerinde çalıştığını belirtti ve “Tabii ki çok sıradışı bir önlem, ama çok sıradışı zamanlardan geçiyoruz” dedi.

Resesyon ve Çin endişeleri aşağı yönlü riskler arasında

Oanda analisti Craig Erlam, piyasanın sıkı durumda olduğunu ve fiyatların yükseleceğini öngörüyor ancak resesyon uyarıları ve Çin’deki COVID-19 kısıtlamalarını aşağı yönlü bir risk olarak da sayıyor. Talep görünümü Çin’in 1 Haziran’da normale dönmeyi planlamasıyla düzelirse fiyatlarda arz yönlü kısıtlar ve talebin güçlenmesiyle yükselişler gelebilir. Ancak karantinaların uzaması, petrol fiyatlarında tekrar bir geri çekilme de getirebilir. Dünyanın en büyük petrol tüccarlarından brokerlik şirketi PVM’den Tamas Varga da Davos’ta da önemli bir yer tutan küresel ekonominiye ilişkin risklere dikkat çekerek “Küresel ekonomik büyüme keskin bir şekilde yavaşlıyor” diyor. S&P Global tarafından dün açıklanan öncü imalat ve hizmet PMI verileri de Euro Bölgesi’nde, Fransa’da, ABD’de ve İngiltere’de imalat sektörlerinin hız kestiğine işaret ediyor. Euro Bölgesi’nde imalat PMI 55,5’ten 54,4’e, ABD’de 55,8’den 54,6’ya, Fransa’da 55,7’den 54,5’e, İngiltere’de 55,8’den 54,6’ya gerilemiş durumda. Almanya’da ise imalat PMI nisandaki 54,6 düzeyinden çok hafif bir yükselişle 54,7’ye yükseldi. Hizmet sektörlerinde ise yine Almanya hariç tüm büyük ekonomilerde bir yavaşlama görülüyor. Tüm ekonomilerde maliyet baskıları artıyor ve Ukrayna savaşı ile Çin karantinalarının tedarik zincirlerinde yarattığı sıkışmalar enflasyonu besleyerek faaliyetlerde bir yavaşlamaya neden oluyor.