Rus muhalif Vladimir Kara-Murza'nın eşi Evgenia Kara-Murza, kocasının Eylül ayından itibaren tutuklu olduğu Sibirya ceza kolonisinden ayrıldığını, ancak yetkililerin onu nereye götürdükleri konusunda bilgisiz olduğunu açıkladı. Evgenia, sosyal medya platformu X'te, kocasının, Omsk'taki sert rejim IK-6 kolonisinde dört ay boyunca hücre hapsinde kaldığını belirtti.

Kara-Murza'nın Sağlık Durumu ve Geçmiş Zehirlenmeler

Kara-Murza, iki zehirli saldırıdan sağ kurtulduktan sonra sinir bozukluğu yaşamakta. 42 yaşındaki muhalifin, polinöropati adı verilen bir durumdan muzdarip olduğu ve bu durumun ilaç ve egzersizle kontrol altına alınmadığı takdirde uzuvlarındaki hissi kaybetmesine neden olduğu ifade ediliyor.

Rusya'nın Ceza Sistemi ve Hapishane Koşulları

Rusya'nın ceza sisteminde, hükümlü mahkûmların demiryolu ve hapishane vagonlarıyla ülkenin en uzak noktalarına nakledilmesi sırasında uzun süreler ortadan kayboldukları biliniyor. Kara-Murza'nın ailesi ve avukatları, geçmişte Kuzey Kutbu'ndaki bir ceza kolonisine nakledilirken neredeyse üç hafta boyunca onunla iletişimlerini kaybetmişler.

Kara-Murza Üzerindeki Suçlamalar ve Yargılamalar

Kara-Murza, geçen Nisan ayında vatana ihanet ve Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı hakkında "yanlış bilgi" yaymak suçlamalarıyla 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu suçlamaları reddeden muhalif, yargılamaları 1930'ların Stalinist göstermelik duruşmalarıyla karşılaştırdı.

Uluslararası Alanda Tanınan Bir Muhalefet Figürü

Rus ve İngiliz pasaportuna sahip Kara-Murza, Ukrayna'nın Şubat 2022'deki işgali sonrası Başkan Vladimir Putin'e karşı sesini yükselten az sayıdaki önde gelen muhalefet isimlerinden biri olarak biliniyor. 2015 ve 2017'deki zehirlenme vakaları sonucu iki kez komaya girmiş, benzer bir zehirlenme girişiminden Alexei Navalny de 2020'de sağ kurtulmuştu.

Son Durum ve Devam Eden Endişeler

Rus hapishane servisinin, Kara-Murza'nın nerede olduğuna ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermemesi, ailesi ve destekçileri arasında endişeleri artırıyor. Kara-Murza'nın sağlık durumu ve geleceği konusundaki belirsizlik, uluslararası toplulukta da kaygılara yol açmakta.