Hükümetin ülkenin geleceğine yönelik söyleyeceği bir şeyin kalmadığını savunan Kılıçdaroğlu, işçisinden sanayicisine kadar tüm katmanların değişime hazır olduğunu ifade etti...

Türkiye'de değişim rüzgarı estiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı. Ama az kaldı, uzun zamandır değişim rüzgarları esiyor. Türkiye değişime hazır. Çiftçimiz, işçisi, memuru, bürokratı, esnafı, sanayicisi, tüccarı, ithalatçısı, turizmcisi, taksicisi bu değişime hazır. Bu değişime gençler hazır, kadınlar hazır. Biz bu değişime hazırız." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de son dönemde gündemin en önemli konuları arasında gösterilen sığınmacılar krizine de değinen Kılıçdaroğlu konuşmasında, ülkedeki sığınmacıları geri göndereceğini söyledi:

"Türkiye'ye gelen kaçakların, Afganların ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğine inanıyorum. Benim vatan sevgimde sınır namustur anlayışı var. Yol geçen hanına dönen sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler. 8 milyon kişiyi başımıza indirdiler, bu yük taşınamıyor. Gitmek zorundalar, gidecekler. Davul zurnayla, kardeşçe göndereceğiz. Hiçkimse unutmasın. Biz ırkçı değiliz. Irkçılığa karşıyız. Asla bu milletin alnına kara lekenin sürülmesine izin vermeyeceğiz. Ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatını kuracağız, Suriye'ye, Ortadoğu'ya barış getireceğiz. Bizim ilkemiz Atatürk'ün söylediği Yurtta Barış Dünyada Barış ilkesidir."

CHP lideri konuşmasının devamında, "Dindarı, dinsizi, Türkü, Kürtü, Arapı, sağcısı, solcusu, liberali, milliyetçisi... Birlikte olmak zorundayız, birlikte mücadele etmek zorundayız! Vatan bizim vatanımız, bayrak bizim bayrağımız" dedi.

Kılıçdaroğlu, geçmişi örnek göstererek partisine yöneltilen eleştirlere de değinirken, "Evet, hatalar oldu; biz bugün çok mükemmel bir parti iddiasında da değiliz ama hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de Allah da şahidimdir ki, kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz. İnanmaktan, denemekten, öğrenmekten şükretmekten vazgeçmeyenlerin başına harika şeyler gelir. Tam anlamıyla mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, ülkeye kardeşliği getirmek, milleti huzura kavuşturmak... Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, bölgesinde ve dünyada saygınlığı olan bir ülkeyi yeniden inşa etmek..." ifadelerini kullandı.