Çin'de yaşanan son gelişmeler, Halk Kurtuluş Ordusu'nun (HKO) üst düzey generallerine yönelik büyük çaplı tasfiyelerin, orduyu zayıflattığını ve Devlet Başkanı Xi Jinping'in ordunun modernizasyon hedeflerini sekteye uğrattığını gösteriyor. Yolsuzlukla mücadele, Xi'nin askeri alanındaki en önemli gündem maddelerinden biri haline gelirken, bu sürecin ordu üzerindeki etkileri tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Devlet medyasının haberlerine göre, geçtiğimiz Cuma günü Çin'in yasama organı, aralarında HKO'nun Roket Gücü biriminden yetkililerin de bulunduğu dokuz üst düzey askeri yetkiliyi görevden aldı. Bu adım, ordu içindeki daha geniş çaplı yolsuzluk soruşturmalarının bir parçası olarak görülüyor. Roket Gücü, HKO'nun taktik ve nükleer füze kapasitesini kontrol eden kritik bir birim olarak biliniyor.

Xi Jinping, 2012'de iktidara geldiğinden bu yana, yolsuzlukla mücadelede geniş kapsamlı bir kampanya yürütüyor. Bu süreçte HKO da hedefler arasında yer alıyor. Ancak son tasfiyeler, özellikle de PLA'nın Roket Gücü'nün bu kadar yoğun bir şekilde hedef alınması, askeri kademelerdeki yolsuzluğun derinliğini ve yaygınlığını gözler önüne seriyor.
Çin'de Üst Düzey Askeri Tasfiyeler

Bu gelişmeler, Xi'nin "dünya standartlarında" bir ordu inşa etme vizyonunu da zora sokuyor. Çin'in savunma bütçesi, son yıllarda ekonominin büyüme hızını aşarak hızla arttı. Ancak, bu yatırımların etkin bir şekilde yönetilip yönetilmediği konusunda soru işaretleri bulunuyor, özellikle de Güney Çin Denizi ve Tayvan gibi jeopolitik açıdan hassas bölgelerdeki ABD ile olan rekabet düşünüldüğünde.

Analistler, bu durumun, Xi'nin evi düzene sokana kadar, özellikle de Roket Gücü'nün geçici olarak zayıflamasına yol açabileceğini belirtiyor. Çin'in stratejik nükleer gücünün ulusal güvenliğin temel bir parçası olduğu düşünüldüğünde, bu durumun Çin'i kısa vadede daha zayıf bir konuma getirebileceği düşünülüyor.

Öte yandan, Çin ordusunda kronik yolsuzluk sorununun devam etmesi bekleniyor. Subayların düşük maaşları ve askeri harcamalardaki şeffaflık eksikliği gibi temel sorunlar çözülmediği sürece, yolsuzlukla mücadele uzun vadede sürdürülebilir bir başarı elde etmekte zorlanacak gibi görünüyor.

Bu durum, Xi'nin ordunun gerçekten "savaşabilecek ve savaş kazanabilecek" bir güce dönüşmesi konusundaki inancını sarsabilir. Generallerin kendi çıkarlarına odaklanması ve partiye bağlılık beyanlarının içi boş kalması, Xi'nin güvenini zedeleyebilir ve onun gelecekteki askeri politikalarını etkileyebilir. Bu kargaşa, Çin'in askeri modernizasyon yolculuğunda önemli bir dönemeç olabilir.