İngiltere Başbakan Yardımcısı Oliver Dowden, Perşembe günü yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Yemen'deki Husi grubuna karşı kara kuvvetleri göndermeyeceğini belirtti. Ayrıca, hava saldırılarının İran'la müttefik olan grubu zayıflattığını ekledi.

ABD ve İngiltere'nin Yemen'deki Husi Hedeflerine Hava Saldırıları

Aylar süren Kızıldeniz'deki ticari gemi ve savaş gemilerine yönelik Husi saldırılarının ardından, ABD ve İngiltere Ocak ayından bu yana Yemen'deki Husi hedeflerine hava saldırıları düzenliyor. Husiler, bu saldırıların İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına bir yanıt olduğunu ifade ediyor.

İngiltere'nin Askeri Stratejisi ve Uluslararası Destek

Dowden, İngiliz büyükelçiliğinin Abu Dabi'deki karargahında yaptığı röportajda, sahada asker bulundurma planlarının olmadığını açıkladı. Hava saldırılarının, Suudi Arabistan'ın bombardımanına direnen grubu ortadan kaldırma amacı taşımadığını, bunun yerine Husilerin Kızıldeniz'deki gemilere yönelik tehditlerini azaltmayı hedeflediğini belirtti.

Kızıldeniz'deki Gemi Trafikleri ve Küresel Etkileri

Kızıldeniz'deki gemi trafiğine yönelik saldırılar, Yemen'in yoğun nüfuslu bölgelerini kontrol eden Husilere olan ilgiyi artırdı. Bu durum, büyük nakliye hatlarını daha uzun rotalara yönlendirerek maliyetleri artırdı ve küresel enflasyon oranındaki artışa ilişkin endişeleri artırdı.

İngiltere ve ABD'nin Koordineli Çabaları

İngiltere ve ABD, koordineli çabalarının geniş uluslararası desteğe sahip olduğunu belirtiyor. Avustralya, Bahreyn, Kanada, Hollanda gibi ülkeler bu kampanyaya maddi destek sağladı, ancak hava saldırılarına katılmadı.

Husilerin Devam Eden Meydan Okumaları

Husiler, Kızıldeniz'deki gemilere insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemeye devam ediyor. İngiliz ve Amerikan hava saldırıları, Yemen'deki barış süreciyle bağlantısız olarak gerçekleşiyor. Birleşmiş Milletler, Aralık ayında Husilerin ve diğer savaşan tarafların ateşkes tedbirleri ve siyasi diyalog taahhüt ettiğini açıklamıştı.

Bölgesel Durum ve İsrail-Hamas Çatışması

Dowden, bölgesel durumu "kırılgan ve tehlikeli" olarak nitelendirerek tüm tarafları itidalli olmaya çağırdı. Ayrıca, Ürdün'de Üç Amerikan askerinin ölümüne yol açan insansız hava aracı saldırısının İran destekli militanlar tarafından gerçekleştirildiği bildirildi. Bu olay, İsrail ile Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas) arasındaki çatışmanın bir parçası olarak görülüyor.