- IMF, 13 Ekim 2026'da yayımladığı Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda yapay zekâ kaynaklı piyasa düzeltmesi, devlet tahvili faizlerinde sert yükseliş ve siber saldırıları üç temel risk olarak sıraladı.
- IMF'nin incelediği 14 döngüsel finansman anlaşmasında 1,4 trilyon dolarlık gelir taahhüdü karşılığında yaklaşık 300 milyar dolar öz sermaye yatırımı ve 650 milyar dolar borçlanma yapıldı.
- Olumsuz stres senaryosunda sermaye yeterliliği yasal sınırın altına düşebilecek bankaların küresel bankacılık varlıklarındaki payı yüzde 22'ye çıktı; bir yıl önce bu oran yüzde 18'di.
Uluslararası Para Fonu (IMF), 13 Ekim 2026'da yayımladığı Küresel Finansal İstikrar Raporu'nda yapay zekâ kaynaklı piyasa düzeltmesi, devlet tahvili faizlerindeki sert yükseliş ve siber saldırıların küresel finansal istikrar için giderek artan riskler oluşturduğu uyarısında bulundu. IMF, piyasaların hâlâ dayanıklı olduğunu ancak bu risklerin altta yatan kırılganlıklarla büyümesi halinde sistemik hale gelebileceğini belirtti.
IMF, aynı gün yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda 2026 küresel büyüme tahminini yükseltmiş, Türkiye için 2026 büyüme tahminini yüzde 2,7'ye indirmişti.
Yapay zekâ yatırımları neden risk olarak görülüyor?
Rapora göre yapay zekâ yatırımları Orta Doğu'daki savaşın ve politika belirsizliğinin ekonomi üzerindeki olumsuz etkisini şimdiye kadar dengeledi. IMF, yapay zekâ kârlarının ya da yatırımlarının zayıflaması halinde ilgili varlık fiyatlarında başlayacak bir düzeltmenin daha geniş piyasalara yayılabileceğini belirtti ve "Bir yapay zekâ düzeltmesinin sonuçları küresel olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
IMF, yapay zekâ şirketleri arasındaki hisse ve borç akışlarına dayanan döngüsel finansman anlaşmalarına da dikkat çekti. 2023'ten bu yana yapılan 14 anlaşmayı inceleyen IMF'ye göre bu işlemlerde gelecekteki 1,4 trilyon dolarlık gelir taahhüdü karşılığında yaklaşık 300 milyar dolarlık öz sermaye yatırımı ve 650 milyar dolarlık borçlanma yapıldı. Büyük bulut hizmeti sağlayıcılarının küresel yatırım yapılabilir seviyedeki tahvil ihracındaki payı 2024'teki yüzde 1'in altındaki seviyeden yüzde 10'a çıktı.
Tahvil faizleri nereye gidebilir?
IMF, artan enerji fiyatlarının yol açtığı enflasyon baskısı, mali kaygılar ve bazı ekonomilerde beklenenden güçlü büyümenin devlet tahvili faizlerini yukarı çektiğini hatırlattı. Rapora göre tahvil faizlerinin küresel finansal kriz öncesindeki seviyelere dönmesi muhtemel; yüksek mali dengesizlikler ve tahvil piyasalarındaki kaldıraçlı işlemler olumsuz geri besleme döngüleri yaratabilir.
IMF, gelişmekte olan ekonomilerde de tahvil faizlerinin yükseldiğini, küresel şokların bu ülkelerin tamponlarını zayıflatarak dış kırılganlıklarını artırdığını belirtti.
Bankalar ve siber güvenlik için ne söylendi?
IMF'nin olumsuz stres senaryosuna göre küresel bankacılık varlıklarının yüzde 22'sini temsil eden bankaların stres sonrası sermaye yeterlilik oranları yasal sınırların altına düşebilir. Bu oran bir yıl önceki raporda yüzde 18'di.
Siber riskler konusunda IMF, 2026'daki vakaların yüzde 70'inden fazlasında yazılım sağlayıcılarının açıkları kullanılmadan önce kapatmak için neredeyse hiç zaman bulamadığını, bu oranın bir yıl öncesine göre 20 puan arttığını açıkladı. IMF, politika yapıcıların yüksek kamu borcu, yeniden ortaya çıkan enflasyon baskısı ve artan borçlanma maliyetleri nedeniyle şoklara karşı geçmişe göre daha dar hareket alanına sahip olduğunu vurguladı.




