Dünya Gazetesi yazarı Bader Arslan'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm

Normal bir ekonomik gündemde tarımsal veriler piyasaları yönlendirmediği için pek ilgi çekmez. Ancak son zamanlarda ülke genelinde artan gıda fiyatları tüm sosyo-ekonomik grupları etkilediği için doğal olarak dikkatleri cezbediyor.

Geçen hafta TÜİK, Mart ayı tarımsal girdi fiyat endeksini açıkladı. Bu endeks, tarımsal üretime konu olan girdilerin, üretim maliyetlerini ne ölçüde değiştirdiğini ölçüyor.

2015 yılı değerleri 100 kabul edildiğinde, bugünkü üretim maliyetleri 411,5’e yükselmiş durumda.

Yani maliyetler dört katına çıkmış. Bu muazzam artışın büyük bölümü tahmin edeceğiniz gibi Eylül 2011’den sonra gerçekleşti.

Eylül 2021’de, yani geçen hafta açıklanan Mart verisinden sadece 6 ay önce endeks 224 puandı.

Geçen sürede neredeyse iki katına çıktı. Başka bir açıdan bakıldığında ise 2015’ten 2021’e kadar olan artıştan daha fazlası son 6 ayda gerçekleşti.

Mart ayında önceki yıla göre maliyetlerdeki en yüksek artışlar

Yüzde 228 ile gübre
Yüzde 175 ile enerji ve yağ
Yüzde 118 ile bina bakımı
Yüzde 107 ile hayvan yemi
Yüzde 88 ile tarımsal ilaçlarda yaşandı.
Veteriner harcamaları ise yüzde 31 yükseldi. Bu veriler tükettiğimiz gıda ürünlerinin maliyetlerinin hangi sebeplerle yükseldiğini gösteriyor.

Maliyetlerdeki artış benzer oranlarla satış fiyatlarına yansıyor. Bu etkileşimi görmek için tüketici fiyat endeksinde gıda ve alkolsüz içecek harcama grubunun fiyat değişimlerine bakalım.

2015 yıl genelini 100 kabul eden tarımsal girdi fiyat endeksi Ocak 2016’dan bu yana açıklanıyor. Ocak 2016’dan Mart 2022’ye dek endeks 102’den 411,5’ye yükselmiş. Başka ifadeyle yaklaşık 4 katına çıkmış.

Aynı dönemde tüketici fiyatları verilerinde gıda ve alkolsüz içecek harcama grubu endeksi 315’ten 1101’e çıkmış. Yani 3,5 katına yükselmiş.

Dolayısı ile gıda üretimindeki girdi fiyatları ile gıda ürünlerinin satış fiyatları yakın artışlar göstermiş. Hatta satış fiyatlarındaki artış, maliyetlerdeki artışın bir miktar altında kalmış.