Etiyopya Parlamentosu, Amhara'nın kuzey bölgesinde yaşanan ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olan ayaklanmaya yanıt olarak, olağanüstü halin süresini dört ay daha uzattı. Temmuz ayında başlayan çatışmalar, federal güçler ile hükümete karşı çıkan Fano adlı yerel milisler arasında yoğunlaştı.

Olağanüstü Halin Yetkileri ve Sonuçları

Bu durum, hükümete sokağa çıkma yasağı ilan etme, insanların hareketlerini kısıtlama ve halka açık toplantıları yasaklama gibi geniş yetkiler verdi. Ağustos'tan itibaren devam eden süreçte, hükümet güçleri Fano savaşçılarını şehir dışına itse de çatışmalar küçük kasabalarda ve kırsal alanlarda sürdü.

Parlamentonun Kararı ve Hükümetin Duruşu

Parlamento, adalet bakanının talebi ve milletvekillerinin müzakereleri sonucu olağanüstü halin uzatılmasına karar verdi. Hükümet, Amhara'nın güvenliğini tehlikeye atmakla suçlandığı iddiaları reddediyor.

Başbakan Abiy Ahmed'in Karşılaştığı Zorluklar

Çatışma, Başbakan Abiy Ahmed'in Tigray bölgesindeki iki yıllık iç savaşı sonlandıran barış anlaşmasından kısa bir süre sonra başladı. Fano milisleri, Tigrayan güçlerine karşı ordunun yanında savaşırken, iki taraf arasındaki ilişkiler kötüleşti. Barış anlaşması, Amhara'daki bazı kesimlerin güvenlik endişelerini gideremediği için eleştiriliyor.

İnsan Hakları İhlalleri ve Hükümetin Tepkisi

Etiyopya İnsan Hakları Komisyonu, hükümet güçlerine atfedilen insan hakları ihlallerini belgeledi. Ekim ayında, drone saldırıları ve evden eve aramalar sonucu pek çok sivilin hayatını kaybettiği rapor edildi. Hükümet, Amhara'daki bazı ihlal iddialarına yanıt vermezken, EHRC raporunu dengesiz bulduğunu ifade etti.
Etiyopya'da İnsan Hakları İhlalleri Gündemde

İnsan Hakları Komisyonunun Endişeleri

EHRC başkanı Daniel Bakele, olağanüstü halin uzatılmasının insan hakları ve insani durum üzerindeki etkileri konusunda ciddi endişelerini dile getirdi.

Editör Yorumu

Etiyopya'da parlamentonun Amhara bölgesindeki olağanüstü hal süresini dört ay daha uzatma kararı, ülkede devam eden derin siyasi ve toplumsal çatışmaların bir yansıması olarak görülebilir. Bu karar, yalnızca mevcut güvenlik durumunun ciddiyetini değil, aynı zamanda hükümetin krizi yönetme yaklaşımını da gösteriyor. Olağanüstü halin uzatılması, bölgedeki şiddet olaylarını kontrol altına almayı amaçlasa da, bu süreçte insan hakları ihlallerinin artabileceği konusunda endişeler mevcut. Özellikle, hükümet güçlerinin geçmişteki insan hakları ihlalleri, bu endişeleri daha da güçlendiriyor.

Diğer yandan, bu kararın, Başbakan Abiy Ahmed'in daha önce Tigray bölgesinde yürüttüğü barış çabaları ve bölgesel istikrarın sağlanması yönündeki genel politikalarıyla uyumlu olup olmadığı tartışılır. Fano milisleri ve diğer yerel güçler arasındaki gerilimler, hükümetin iç politikadaki zorluklarını ve etnik çatışmaların karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Etiyopya'daki bu son gelişmeler, uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin dikkatini çekmeye devam edecek gibi görünüyor. Önemli olan, Etiyopya hükümetinin bu süreçte şiddeti azaltıcı ve insan haklarını koruyucu bir yol izlemesi ve bölgedeki istikrarı sağlamak için kapsamlı bir strateji geliştirmesi.