Dünya Sağlık Örgütü (WHO), hükümetleri elektronik sigaraları, tütün ürünlerine benzer biçimde ele alarak, bu ürünlerin tüm aromalarını yasaklamaya çağırdı. DSÖ'nün bu çağrısı, elektronik sigaraların sağlık üzerindeki etkileri ve tütün endüstrisindeki rolüyle ilgili küresel tartışmaların merkezine oturuyor.

E-Sigara Yasakları ve Tütün Şirketleri Üzerindeki Etkileri

Bu gelişme, sigara alternatiflerine yönelik stratejiler geliştiren büyük tütün şirketleri için önemli bir sorun oluşturuyor. Örneğin, British American Tobacco, gelirlerinin 2035 yılına kadar yüzde 50'sini 'yanıcı olmayan' ürünlerden elde etme hedefini belirlemiş durumda.

Küresel Çapta E-Sigara Yasakları ve Uygulamalar

  • Brezilya, Hindistan, İran ve Tayland: Bu ülkelerde elektronik sigaralar yasaklanmış durumda. Ancak, yasakların uygulanmasında zorluklar yaşandığı ve ürünlerin karaborsada bulunabildiği rapor ediliyor.

  • Afrika ve Asya Ülkeleri: Pakistan, Kolombiya, Moğolistan ve bazı Afrika ülkeleri dahil olmak üzere 74 ülke, e-sigaralar hakkında herhangi bir düzenleme getirmedi.

  • Avustralya: Nikotin içeren e-sigaraların kullanımı için reçete gerekliliği var. Tek kullanımlık e-sigara ithalatı yasaklandı ve terapötik olmayan ürünlerin ithalatı yasaklanacak.

  • Çin: E-sigara üretimi ve satışı üzerinde sıkı kontroller bulunuyor. Aromalı ürünler yasaklandı ve vergilendirme uygulamaları başlatıldı.

  • AB ve Üye Ülkeleri: Nikotin içeriği sınırlamaları ve etiketleme zorunluluğu getirildi. Üye ülkeler, kullanımı üzerine ek yasaklar getirdi.

  • Japonya ve Rusya: Japonya'da nikotin içeren e-sigaralar tıbbi ürün sayılıyor ve henüz onaylanmadı. Rusya'da yaş sınırlaması dışında bir kısıtlama yok.

  • Hindistan: E-sigara satışı büyük ölçüde yasaklanmış durumda ancak ürünler yaygın olarak bulunuyor.

  • İngiltere ve ABD: İngiltere, e-sigarayı halk sağlığı politikasının merkezine koydu. ABD'de ise üreticiler, FDA'dan izin almak zorunda.

Yaşanan küresel gelişmeler, e-sigara kullanımı ve düzenlemeleri üzerine uluslararası toplumun nasıl farklı yaklaşımlar sergilediğini gösteriyor. DSÖ'nÜn bu çağrısı, sağlık ve tütün endüstrisi üzerinde önemli etkiler yaratabilir.