Polonya merkezli savunma yayını Defence24'te yayımlanan bir analizde, Türkiye ile Fransa'nın imzaladığı savunma iş birliği yol haritasının, Ankara'nın hava savunma mimarisini yeniden kurmaya çalıştığı ve Paris'in Türkiye'nin modernizasyonunda daha güçlü bir rol aradığı bir anda siyasi bir kanal açtığı değerlendirmesi yapıldı. Analize göre belge bir SAMP/T anlaşmasını, Meteor düzenlemesini ya da teknoloji transferi paketini teyit etmiyor, ancak gelecekteki sözleşmeleri kolaylaştıran bir çerçeve oluşturuyor.

7 Ekim 2026'da yayımlanan "France and Türkiye reopen defence channel. SAMP/T is the obvious test" başlıklı yazı Defence24 yazarı Aleksander Olech'in imzasını taşıyor. Olech, yol haritasında kamuya açıklanmış bir program listesi, tutar ya da takvim bulunmadığını, SAMP/T'nin kapsama girdiğine dair resmi bir teyit de olmadığını vurguladı.

Yazara göre arka plandaki en belirgin program SAMP/T NG. Fransa, İtalya ve Türkiye arasındaki uzun menzilli hava savunma iş birliği 2017 ile 2018'de başlamış, ancak Suriye, Libya, Yunanistan, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz kaynaklı gerilimler nedeniyle siyasi ortam bozulmuştu. Olech, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un temmuzda İtalya ve Türkiye ile teknik çalışmanın sürdüğünü söylediğini hatırlattı.

Analizde Türkiye'nin Çelik Kubbe çerçevesinde katmanlı bir hava savunma yapısı kurduğu, ancak NATO ortamında çalışabilecek üst düzey bir sisteme hâlâ ihtiyaç duyduğu belirtildi. Olech'e göre SAMP/T NG sürecin parçası olursa mesele Fransa'dan Türkiye'ye basit bir fırlatıcı satışı olmayacak, Ankara teknoloji, sanayi katılımı ve kendi mimarisine entegrasyon isteyecek. Yazar, "Olası soru Türkiye'nin Avrupa'dan hava savunma sistemi alıp almayacağı değil, hangi koşullarda alacağı" ifadesini kullandı.

Fransız sanayisi açısından SAMP/T NG'nin Thales, MBDA ve Eurosam'ı radar, komuta kontrol, Aster füze ailesi, entegrasyon ve idame başlıklarıyla sürece dahil edeceği kaydedildi. Olech, Safran ile Baykar'ın mayısta elektro-optik sistemler, navigasyon ve güdümlü mühimmat gibi alanları kapsayan stratejik ortaklık imzaladığını ve Euroflir'in Bayraktar TB2'ye entegre edileceğini hatırlatarak, bunun olağan bir alıcı satıcı ilişkisi değil ortak geliştirme olduğunu yazdı.

Yazar, yol haritasının siyasi bir sıfırlama olarak sunulmaması gerektiği uyarısını da yaptı. İki ülkenin NATO'da Güney Kafkasya konusunda hâlâ anlaşmazlık içinde olduğunu, Paris'in Azerbaycan'la yeni ortaklık planını, Ankara'nın da buna karşılık Ermenistan'ın planının yenilenmesini engellediğini belirtti. Olech'e göre belge Paris ile Ankara arasındaki rekabetin sonu değil, onu yönetme girişimi. Analizde, Rus yapımı S-400'lerin alınmasının Türkiye'nin üst düzey hava savunma ihtiyacını çözmediği, F-35 programından çıkarılmasına ve yaptırımlara yol açtığı da kaydedildi.

Olech'e göre asıl soru, Ankara ile Paris'in hava savunması, sanayi katılımı, gelişmiş füzeler ve insansız hava aracı teknolojilerini içeren daha geniş bir paket hazırlayıp hazırlamadığı. Yazar, bu gerçekleşirse yol haritasının Türkiye'nin Avrupa savunma sanayi alanına daha derin dönüşünü işaret edeceğini savundu.

Millî Savunma Bakanlığı, imzalanan Savunma İş Birliği Yol Haritası'nın iki NATO müttefiki arasındaki savunma ilişkilerini ve stratejik diyaloğu güçlendirmeyi amaçladığını açıklamıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise 30 Eylül'de, Türkiye'deki S-400'lerin Rusya ile dostane ilişkileri bulunan üçüncü bir ülkeye transferinin gündemde olduğunu söylemişti.