Brezilya'da devlet başkanlığı seçimi ikinci tura kaldı. Ülkenin seçim kurumu, Senatör Flavio Bolsonaro ile Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'nın 25 Ekim'de ikinci turda karşılaşacağını açıkladı. Oyların yüzde 99'a yakını sayılmışken Bolsonaro geçerli oyların yaklaşık yüzde 47'sini, Lula yüzde 44,9'unu aldı.
Sağcı aday Bolsonaro, özel araştırma şirketlerinin çoğunun tahminlerinin üzerinde oy aldı. Seçim öncesi anketler Lula'nın ilk turu yaklaşık 3 puan farkla önde tamamlayacağını öngörüyordu.
Bir adayın ilk turda seçilebilmesi için geçerli oyların yüzde 50'sinden fazlasını alması gerekiyordu. Araştırma şirketi Datafolha da sayım sürerken seçimin ikinci tura kalacağını öngörmüştü. Anketler, ikinci turda iki adayın başa baş olduğunu gösteriyor.
Bolsonaro'nun farkı sayım ilerledikçe daraldı
Sayımın daha erken bir aşamasında, oyların yaklaşık yüzde 32'si sayılmışken Bolsonaro yüzde 50,74, Lula yüzde 41,14 oy almıştı. Oyların yaklaşık yüzde 65'i sayıldığında oranlar yüzde 49,58 ve yüzde 42,25, yaklaşık yüzde 85'i sayıldığında yüzde 48,47 ve yüzde 43,49, yüzde 97'sinden fazlası sayıldığında yüzde 47,45 ve yüzde 44,66 olmuştu. Bolsonaro'ya yakın güney eyaletlerinde sonuçlar daha hızlı bildirilirken, Lula'nın güçlü olduğu kuzeydoğunun oyları daha yavaş sayılıyor.
Analistler, Bolsonaro'nun kendisini desteklediği için değil Lula'ya karşı olduğu için oy veren seçmenlerin "protesto oylarını" aldığını değerlendiriyor. Bu oyların ikinci tura saklanması bekleniyordu.
Bolsonaro ilk turda kazanmayı umuyordu
Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu olan 45 yaşındaki Flavio Bolsonaro, oy verme günü Rio de Janeiro'da gazetecilere seçimi ilk turda kazanabileceğine inandığını söylemişti. Bolsonaro, Lula'ya karşı olan seçmenlerin protesto oyuna güvendiğini belirterek "Umarım bu, ilk turda zaferi garantilemeye yeter" demişti.
Dördüncü dönemi için aday olan 80 yaşındaki Lula ise oyunu kullandıktan sonra "Söz konusu olan Brezilya'nın geleceği" ifadesini kullanmıştı. Cumartesi gününe kadar yayımlanan anketler, Lula'nın ilk turu önde tamamlayacağını ancak ikinci turdan kaçınamayacağını gösteriyordu.
Seçim kampanyasına yolsuzluk skandalları, ekonomik kaygılar ve ABD'nin seçime müdahale ettiği yönündeki suçlamalar damga vurdu.





