- Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) 6 Ekim 2026'da yayımladığı 1380 sayılı çalışma tebliğinde, jeopolitik riskin altın getirisine etkisinin finansal koşullara göre değiştiğini hesapladı.
- Tebliğe göre bir standart sapmalık jeopolitik tehdit şoku altının aylık getirisini ortalamada yüzde 0,45 artırıyor, risk tırmanırken ve finansal koşullar gevşekken bu etki yüzde 1,3'e çıkıyor.
- Yazarlara göre finansal koşullar sıkıyken altının jeopolitik şoklara tepkisi çoğu vadede istatistiksel olarak anlamlı değil.
Uluslararası Ödemeler Bankası'nın (BIS) 6 Ekim 2026'da yayımladığı bir çalışma tebliğine göre, jeopolitik tehdit haberlerinin altın getirisine etkisi, risk tırmanırken ve küresel finansal koşullar gevşekken ortalamanın yaklaşık üç katına çıkıyor. Rafael Guerra ve Gabriel Zelpo'nun 1990 ile 2026 arasındaki aylık veriyle yaptığı hesaplamada, bir standart sapmalık tehdit şoku altının aylık getirisini ortalamada yüzde 0,45 artırırken bu etki o koşullarda yüzde 1,3'e yükseliyor. Finansal koşullar sıkıyken ise altının jeopolitik şoklara tepkisi çoğu vadede istatistiksel olarak sıfırdan ayırt edilemiyor.
"Chasing El Dorado: gold under shifting geopolitical and financial conditions" (Eldorado'nun peşinde: değişen jeopolitik ve finansal koşullarda altın) başlıklı çalışma, BIS'in çalışma tebliğleri serisinin 1380 numarasıdır. Yazarlardan Rafael Guerra BIS'te kıdemli makroekonomi analisti, Gabriel Zelpo BIS'in Amerika Ofisi'nde misafir ekonomist ve Şili Merkez Bankası'nda görevli. Tebliğin metni 22 Eylül 2026 tarihini taşıyor. Çalışma hakem onayından geçmemiş bir taslaktır ve BIS'in tebliğ notuna göre görüşler kurumu değil yazarları bağlar.
Çalışma hangi soruya yanıt arıyor?
Yazarlar, son yıllarda alışılmış bir ilişkinin bozulduğuna dikkat çekiyor. Geçmişte yüksek jeopolitik risk genellikle sıkı finansal koşullarla, yani pahalı kredi, güçlü dolar ve zayıf hisse piyasasıyla aynı dönemlere denk geliyordu. Yazarlara göre 2024 ile 2026 arasında jeopolitik risk yüksek kalırken finansal koşullar gevşedi: Ocak 2024'ten bu yana ABD politika faizi toplam 175 baz puan indirildi, ABD'de BBB notlu şirket tahvillerinin risk primi yaklaşık 100 baz puan daraldı ve dolar diğer para birimleri karşısında yaklaşık yüzde 11,5 değer kaybetti.
Aynı dönemde altın fiyatı benzeri görülmemiş düzeylere çıktı. Tebliğe göre ons fiyatı Ocak 2024 ile zirveyi gördüğü Nisan 2026 arasında yüzde 130'un üzerinde yükseldi. Yazarlar altının 1990 ile 2023 arasındaki ortalama aylık getirisinin yüzde 0,5 olduğunu, 2024'ten bu yana ise yüzde 2,6'ya çıktığını hesaplıyor. Tebliğe göre 2025 sonunda altın küresel resmi rezervlerin yüzde 20'sinden fazlasını oluşturuyordu ve dolardan sonra ikinci büyük rezerv varlığıydı.
Altın hangi koşulda jeopolitik riske daha güçlü tepki veriyor?
Çalışmada jeopolitik risk, ABD, İngiltere ve Kanada'daki büyük gazetelerde savaş, terör ve devletler arası gerilim haberlerinin payından hesaplanan ve Dario Caldara ile Matteo Iacoviello'nun geliştirdiği endeksle ölçülüyor. Endeksin iki alt bileşeni ayrı ayrı inceleniyor: savaş tehdidi, askeri yığınak ve nükleer tehdit gibi haberleri kapsayan "tehdit" bileşeni ile savaşın başlaması ya da tırmanması gibi gerçekleşen olayları kapsayan "olay" bileşeni.
Yazarlara göre ortalamada bir standart sapmalık tehdit şoku altının getirisini aynı ay içinde yüzde 0,45 artırıyor ve etki kısa ömürlü kalıyor. Gerçekleşen olay şokunun etkisi ise gecikmeli geliyor ve dördüncü ayda yüzde 0,60'a ulaşıyor. Yazarlar bu farkı, olayların içeriğinin önemli bölümünün tehdit aşamasında fiyatlanmış olmasıyla ve çatışmanın süresi, şiddeti ve yaptırımlar hakkındaki bilginin haftalar ve aylar içinde ortaya çıkmasıyla açıklıyor.
Etki koşullara göre belirgin biçimde değişiyor. Jeopolitik risk bir önceki aya göre tırmanırken tehdit şokunun etkisi yüzde 1,0'a çıkıyor. Finansal koşullar ortalamadan gevşekken tehdit şoku yüzde 0,6, olay şoku altıncı ay civarında yüzde 1,0 etki yaratıyor. İki koşulun birlikte görüldüğü dönemde, yani risk tırmanırken ve finansal koşullar gevşekken, tehdit şokunun etkisi aynı ayda yüzde 1,3'e, olay şokunun birikimli etkisi üçüncü ayda yüzde 1,2'ye ulaşıyor. Finansal koşullar sıkıyken ise iki şokun etkisi de çoğu vadede istatistiksel olarak anlamlı değil. Tehdit şokunun ardından ikinci ayda altın getirisinde negatif bir tepki bile görülüyor. Yazarlar 2024 ile 2026 arasındaki dönemi, en güçlü etkinin görüldüğü bu "gevşek koşul ve tırmanan risk" bileşimine örnek gösteriyor.
| Koşul | Tehdit şoku | Gerçekleşen olay şoku |
|---|---|---|
| Ortalama | 0,45 (aynı ay) | 0,60 (4. ay) |
| Jeopolitik risk tırmanırken | 1,0 (aynı ay) | 0,8 |
| Finansal koşullar gevşekken | 0,6 (aynı ay) | 1,0 (6. ay civarı) |
| Finansal koşullar sıkıyken | Çoğu vadede anlamlı değil | Çoğu vadede anlamlı değil |
| Risk tırmanırken ve koşullar gevşekken | 1,3 (aynı ay) | 1,2 (3. ay, birikimli) |
Yazarlar bu farkı nasıl açıklıyor?
Yazarlar iki olası kanalı ayrı ayrı sınıyor. Birincisi kredi ve likidite riski kanalı: kredi ve likidite riski düşükken yatırımcılar portföylerini altına kaydırabiliyor, bu riskler yüksekken ise başka yerdeki zararlarını ya da teminat çağrılarını karşılamak için altın satmak zorunda kalabiliyor. Tebliğe göre kredi ve likidite riski düşükken altının jeopolitik şoklara tepkisi büyük ve anlamlı, yüksekken sıfırdan ayırt edilemiyor. Yazarlar bu mekanizmaya örnek olarak 2020 başındaki salgın paniğini gösteriyor: o dönemde yatırımcıların nakit bulmak için kârdaki altın pozisyonlarını sattığı bildirilmişti.
İkinci kanal fırsat maliyeti, yani faiz getirisi olmayan altını tutmanın bedeli. Yazarlara göre bu kanalın kanıtı zayıf ve ölçüme duyarlı. Kısa vadeli faizin yüksek olduğu dönemde altının jeopolitik şoklara tepkisi daha büyük çıkıyor, bu da fırsat maliyeti açıklamasının öngördüğünün tersi. Yazarlar sonuçlarını, gevşek finansal koşulların altının güvenli liman rolünü esas olarak portföy değişikliğinin önündeki kısıtları azaltarak güçlendirdiği biçiminde yorumluyor.
Çalışmada merkez bankalarının altın alımları da ayrıca inceleniyor. Dünya Altın Konseyi'nin aylık verisiyle yapılan hesapta jeopolitik tehdit şokundan beş ay sonra merkez bankalarının net altın alımlarıyla pozitif bir ilişki görülüyor. Gerçekleşen olay şokları ise merkez bankalarının net alımlarını ortalamada azaltıyor. Yazarlara göre bu sonuç, bulguların yalnızca merkez bankası alımlarıyla açıklanamayacağını gösteriyor.
Endeks24'ün değerlendirmesine göre bu bulgular, altının her jeopolitik gerginlikte otomatik olarak yükselen bir varlık olarak görülmesinin eksik kalabileceğine işaret ediyor. Çalışmadaki ilişki, gerginliğin finansal sıkışmayla birlikte geldiği dönemlerde altının güvenli liman tepkisinin zayıfladığı bir tabloyla uyumlu. Bu değerlendirme tebliğdeki tarihsel tahminlere dayanır, altın fiyatının gelecekteki seyri hakkında bir öngörü değildir.
Çalışmanın sınırları neler?
Tebliğin örneklemi Ocak 1990 ile Mart 2026 arasındaki aylık verilerden oluşuyor, yani altının Nisan 2026'daki zirvesinden sonraki aylar hesaba girmedi. Jeopolitik risk endeksi ABD, İngiltere ve Kanada gazetelerindeki haberlerden üretiliyor ve bu ülkelerin basınının gündemini yansıtıyor. Küresel finansal koşulların ölçüsü olarak Goldman Sachs'ın ABD finansal koşullar endeksi kullanılıyor, bu da ABD dışındaki piyasaların koşullarını dolaylı yansıtıyor. Yazarlar jeopolitik şokları ABD hisse piyasasındaki oynaklığı ölçen VIX endeksinden arındırıyor, dolar endeksini, ABD 10 yıllık tahvil faizini, ABD sanayi üretimini ve petrol fiyatını da hesaba katıyor. Rakamlar, bir standart sapmalık şokun altının aylık getirisine birikimli etkisini gösteriyor, altın fiyatının düzeyine dair bir tahmin değil. Finansal koşulların "gevşek" ya da "sıkı" sayılması, endeksin örneklem ortalamasının altında ya da üstünde olmasına göre yapılıyor.
Aynı tabloya başka açıklamalar da getirilebilir. 2024 ile 2026 arasındaki yükselişte merkez bankası alımları, altın piyasasındaki fiyat ivmesi, ABD tahvillerine duyulan güvendeki değişim ve ABD maliye politikasına ilişkin belirsizlik gibi etkenler de rol oynamış olabilir. Yazarlar bu dört etkeni ayrı ayrı sınadıklarını ve sonuçların değişmediğini yazıyor, ancak gevşek koşul ve tırmanan risk bileşiminin son yükselişi "başka etkenlerin yanında" açıklamaya yardım ettiğini belirtiyor. Tebliğin kendisi de merkez bankalarının jeopolitik şoklara tepkisinin ülkeden ülkeye değişebileceğini ve bu konunun ayrı bir çalışma gerektirdiğini not ediyor. Çalışma hakem onayından geçmemiş bir taslak olduğu için sonuçlar sonraki sürümlerde değişebilir.
Sık sorulan sorular
BIS çalışması altın hakkında ne buldu?
Rafael Guerra ve Gabriel Zelpo'nun 1380 sayılı BIS tebliğine göre jeopolitik tehdit şokunun altının aylık getirisine etkisi ortalamada yüzde 0,45, risk tırmanırken ve finansal koşullar gevşekken yüzde 1,3 oluyor.
Finansal koşullar sıkıyken altın jeopolitik riske tepki veriyor mu?
Tebliğe göre finansal koşullar sıkıyken altının jeopolitik şoklara tepkisi çoğu vadede istatistiksel olarak anlamlı değil. Yazarlar bunu, kredi ve likidite riski yüksekken yatırımcıların portföylerini altına kaydırmakta zorlanmasıyla açıklıyor.
Bu sonuç altının gelecekte yükseleceğini mi gösteriyor?
Hayır. Rakamlar Ocak 1990 ile Mart 2026 arasındaki aylık veriden hesaplanan tarihsel ilişkiyi gösteriyor. Merkez bankası alımları ve altın piyasasındaki fiyat ivmesi gibi başka etkenler de rol oynamış olabilir, çalışma hakem onayından geçmemiş bir taslaktır.
Yasal Uyarı : Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.




